M.lik işlerde yıllık izin hakkının doğmayacağı düzenlenmişse de, 1999 yılında 330 günün üzerinde çalışmış olmakla, davacı işçinin yıllık izin ücretine hak kazanacak şekilde mevsimlik değil; sürekli çalıştığının kabulü gerekeceği-
Görevi başındayken uyuyan güvenlik görevlisinin imzalı beyanıyla da bu hususu ikrar ettiği, bu davranışın davalı işverene haklı fesih yetkisi vereceği, işçinin kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekeceği-
Fazla çalışma olgusu kesin delillerle değil, tanık beyanları ile kanıtlandığından bilirkişi raporunda belirlenen fazla çalışmadan hakkaniyete uygun bir miktar indirim yapılması gerekeceği-
Davacının işverenin ödeme güçlüğüne düşmesi nedeniyle, iş ilişkisinden kaynaklanan üç aylık ödenmeyen ücret alacaklarının ödenmesi istemiyle dava (eda davası) açma olanağı varken, tespit davası açmakta hukuki yararının bulunmadığının kabulü gerekeceği-
Toplu iş sözleşmesi ile sağlanan hakların tek taraflı olarak işveren yararına azaltılmasının hukuken korunamayacağı, işçilerin eski şartlarda değil de işverence belirlenecek yeni şartlarda işe dönmek istemelerinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, işverenin fesih işleminin toplu iş sözleşmesinden yararlanmaya ilişkin düzenlemeleri dolanan sadece görünürde bir işlem olduğunun kabulü gerekeceği-
Davacı işçinin işe iade istemli ihtarnamesinde boşta geçen süre ücretinin ödenmesiyle ilgili herhangi bir talebi bulunmadığı, işe başladıktan sonra da yöntemine uygun şekilde işvereni temerrüde düşürücü bir işlem yapmadığı halde, işe başlatılmasından 2 gün sonra boşta geçen süre ücretinin ödenmediği gerekçesiyle iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğini iddia etmesi halinde işe başlama isteğinin samimi olmadığı, iş ilişkisinin sürdürülmesine yönelik samimi bir irade ortaya koymadığı, salt işe iade davasının parasal sonuçlarından yararlanmak için başvuru yaptığının kabulü gerekeceği-
Davaya konu istemlerin yasal dayanaklarının ve buna bağlı olarak yapılacak inceleme ve araştırma yöntemlerinin farklılığı, temel ilişkinin kanıtlanmasında izlenecek usul gibi bir takım farklı olgular nedeniyle, yargılamanın daha iyi ve süratli bir şekilde yürütülebilmesi için hizmet tespiti ve işçilik alacaklarına ilişkin davaların ayrılması gerekeceği-
Yargılamanın daha iyi ve süratli bir şekilde yürütülebilmesi için hizmet tespiti ve işçilik alacaklarına ilişkin davaların ayrılmasının gerekeceği-
Kıdem tazminatına hak kazandıran nedenler 1475 sayılı kanunun 14. maddesinde sınırlı olarak sayılmış olup '' istifa '' nın kıdem tazminatına hak kazandıran '' hizmet akdinin sona erme nedenleri '' arasında sayılmaması gerekeceği-
Mahkemece, davacı işçiye, usulüne uygun olarak işyeri değişikliği ve işe davet yazısı bildirilmiş olmasına rağmen, işe başlamadığı, davete neden icabet etmediği ve en son mevsimlik çalışmaya katılmama sebebi konusunda herhangi bir delil ibraz etmediği, davacının çalışmalarının sürekli ve kesintisiz olarak devam eden nitelikte de bulunmadığı, daha önceki mevsimlik çalışmaların da yılın son aylarında sona erdiği dikkate alındığında baraj inşaatındaki işin bitmesinin davacının işten çıkarılması manasına gelmeyeceği; bu nedenle, feshin 4857 sayılı Kanunun 25/II-g maddesi hükümlerine uygun olduğu, kıdem ve ihbar tazminatı talepleri yasal dayanaktan yoksun olup, kıdem ve ihbar tazminatı istemleri yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
