Yapılan vekalet sözleşmesinin geçerli olması ve vekili bağlayabilmesi için, sözleşme yapan şahsın iyiniyetli olması gerekeceği-
Yapılan vekalet sözleşmesinin geçerli olması ve vekili bağlayabilmesi için, sözleşmeyi yapan şahsın iyiniyetli olması gerekeceği-
Vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasında, üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekâlet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmamasının, TMK'nın 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edileceği-
Dava, "vekalet görevinin kötüye kullanılması" hukuksal nedenine dayalı "tapu iptali ve tescil" isteğine ilişkin olup, üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması, TMK'nin 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmesi gerekeceği-
Vekilin, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etme, onu zararlandırıcı davranışlardan kaçınma yükümlülüğü altında olduğu, ayrıca vekil ile sözleşme yapan kişi iyiniyetli ise vekil ile yaptığı sözleşmenin geçerli olacağı ve vekil edeni bağlayacağı-
E.in ceza yargılamasında suç olarak kabulü halinde kişinin iyiniyetli sayılamayacağı-
Vekil ile sözleşme yapan kişi TMK.'nun 3. maddesi anlamında iyi niyetli ise yani vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor veya kendisinden beklenen özeni göstermesine rağmen bilmesine olanak yoksa vekil ile yaptığı sözleşme geçerli ve vekil edeni bağlayacak olup, üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekâlet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması, TMK.'nun 2. maddesinde yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmesi gerekeceği-
Kanunun iyiniyete sonuç bağladığı durumlarda (TMK md. 3) asıl olan iyiniyetin varlığı olup, tapu kaydında, dava konusu taşınmaza ilişkin aile konutu şerhi bulunmadığından davalı şirketin kötüniyetli olduğunu kanıtlama yükünün davacıda oması gerekeceği-
Türk Medeni Kanununun 462/1. maddesinde belirtildiği üzere “taşınmazların alımı, satımı, rehnedilmesi ve bunlar üzerinde başka bir ayni hak kurulması” işlemlerinin vesayet makamının iznine tabi olup, TMK'nin 15. maddesinde de ifade edildiği üzere, ayırtım gücü bulunmayan kimsenin geçerli bir iradesinin bulunmaması nedeniyle, kanunda gösterilen ayrık durumlar saklı kalmak üzere, yapacağı işlemlere sonuç bağlanamayacağından, karşı tarafın iyiniyetli olmasının o işlemi geçerli kılmayacağı-
İpoteğe ilişkin kazanımların ''iyiniyetin varlığı'' halinde korunacağı, aksine bir savunma var ise bunun davacı tarafından kanıtlanması gerekeceği-