Davalı tarafından tahsil amacıyla davacı bankaya ibraz edilen dava konusu çek bedeli, davacı banka ile Almanya’daki muhabir banka arasındaki anlaşma gereği rezervli olarak muhabir banka tarafından davacı bankaya ve davacı banka tarafından da davalıya ödenmiştir. Daha sonra “çekin, çalıntı olduğu” ihbarı yapılmış olması nedeniyle, çek bedeli davacı bankadan, alman muhabir banka tarafından geri alınmıştır. Ayrıca çek dava dışı Alman firmasının emrine düzenlenmiştir. Çekin arkasında davalıya ciro edildiğine dair herhangi bir kayıt bulunmadığı gibi, ciro ile teslim olunduğunu savunduğu kişi adına da çek lehtarı tarafından yapılmış bir ciro bulunmamaktadır. Bu durumda, davalının “yetkili hamil” olduğundan bahsedilemez. Ayrıca anılan dava konusu çekin sol üst köşesinde çapraz yazı ile yazılan “N. Zurveninung” ibaresi ile, çekin lehtarı tarafından tahsil edilebileceği, ciro edilemeyeceği şerhi de gözetilerek davacı bankanın sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca açtığı davanın kabulü gerekirken, olaya uygun düşmeyen gerekçelerle davanın reddedilmiş olmasının bozmayı gerektireceği-
Mahkemece davalı banka yararına davacı ve dava dışı eylemi yapan kişinin beyanları dikkate alınarak, ceza yargılaması sırasında davacı zararının da karşılandığı, dava konusu olayda davalı bankanın el ve işbirliği içinde olduğu kanıtlanamadığı gözetilerek bir karar verilmesinin gerektiği-
Kira alacağından kaynalı itirazın iptali davasında, itirazın kaldırılmasına ilişkin İİK'nun 63. maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığı- Davalı borçluların takibe itirazları ile bağlı olmadıklarından yeni itiraz sebepleri ileri sürebileceği- Kira sözleşmesini ve kira bedelini ispat yükünün kiralayana, kira bedelini ödediğini ispat yükü ise kiracıya düşeceği- Davalılar, taraflar arasında kira ilişkisi bulunmadığını savunduğuna göre mahkemece bu savunma üzerinde durularak ispat yükü kendisine düşen davacının göstereceği deliller toplanarak gerekirse bu konuda yemin teklif etme hakkı da hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
Davanın, kooperatif eski yöneticileri aleyhine, sorumluluk esasları çerçevesinde başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olduğu ve bu durumda, söz konusu faturaların hizmet karşılığı olup olmadığının, sahte olarak düzenlenip düzenlenmediğinin kesin olarak belirlenmesi gerektiği- Bunun için kooperatif kayıtları üzerinde gerekli inceleme yapılması, dava konusu faturaları tanzim eden kişiler hakkında bu faturalardan ötürü ceza mahkemesi kararı bulunup bulunmadığının araştırılması, bir karar mevcut ise BK'nun 53'ncü maddesi de gözetilerek kararın tartışılması, muhasebe işlemlerinin ayrı bir birim tarafından yapıldığı savunulduğuna göre yöneticiler arasında TTK'nun 336/son maddesine uygun işbölümünün varolup olmadığının tetkik edilmesi, kooperatif tarafından yasal yollara başvurulmamasının zarar miktarına etkisinin olup olmadığının irdelenmesi ve varılacak uygun sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerektiği-