Taraflar arasındaki itirazın iptali davası-
Mahkemece, anasözleşmenin 58. maddesine göre davalı kooperatifin ortaklarından aldığı ürünlere ait gelir gider farkının ürünlerin tamamen satışının yapıldığı iş yılına ait bilanço ve gelir-gider cetvelinin düzenlemesi ile ortaya çıkacağı, bu farktan ortakların paylarına düşen miktarın bilanço ve gelir gider cetvelinin genel kurulca kabulünü müteakip ortakların hesabına intikal edeceği, 27.11.2010 tarihli genel kurulda ürün satışına ilişkin belge, fatura ile cari hesap ekstrelerin mevcut olduğu, davalı kooperatifin üyesi olan davacıya 2006 yılı ürün bedelinin halen ödenmediği, halen de ödeme konusunda ne zaman karar alınacağının belirsiz olduğu, anasözleşme hükümlerine sıkı sıkıya bağlı kalındığında davacının alacağını talep etme hakkının davalının irade ve keyfine tabi olacağı, asıl alacağın muaccel hale geldiği, birikmiş faiz yönünden davalının temerrüte düşürüldüğüne ilişkin bir bilgi ve belgenin mevcut olmadığı, ayrıca alacak miktarının taraflar arasında belirgin ve likit bulunduğu gerekçesiyle itirazın davalının bildirdiği 9.155,23 TL üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ve birikmiş faize ilişkin isteklerin reddine, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesinin gerekeceği-
Mahkemece, davalının, genel kurul toplantılarında ödenmesine karar alınan aidatları ve gecikme faizlerini ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın % 40 ı oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmesinin gerekeceği-
Taraflar arasındaki itirazın iptali davası-
Taraflar arasındaki itirazın iptali davası-
Taraflar arasındaki itirazın iptali davası-
Taraflar arasındaki itirazın iptali davası-
Taraflar arasındaki itirazın iptali davası-
Dava konusu bonoların, takip tarihi itibarıyla 3 yıldan fazla süre geçtiği için zamanaşımına uğradıkları anlaşılmaktadır. İmzası davalı tarafından inkâr edilmeyen söz konusu bonolarda davacı lehtar, davalı da keşideci olduğundan taraflar arasında bu bonoların verilişi konusunda temel ilişki bulunduğunun kabulü gerekir. Davacı temel ilişkiye dayandığından, zamanaşımına uğramış olan bu bonoların yazılı delil başlangıcı olarak kabulü gerektiğinden, davacı alacak iddiasını tanık dâhil her türlü delille kanıtlayabilir. Mahkemece bu yönler gözetilmeksizin davacının tanık dinletme talebi reddedilerek yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm kurulmasının hükmün bozulmasına neden olacağı-
Davacı tarafından girişilen icra takibine davalı şirkete ödeme emri 14.08.2008. tarihinde tebliğ edilmiş olup, İİK.’ nun 62. maddesinde öngörülen (7) günlük yasal süre geçirildikten sonra itiraz edildiğinden takip davalı yönünden kesinleşmiştir. Hal böyle olunca kesinleşen takibe karşı alacaklının itirazın iptali davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece işin esasına girilerek yazılı olduğu şekilde hüküm oluşturulmasının hükmün bozulmasına neden olacağı-
