Yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre davacı bankanın takip konusu borçlu cari hesap kredisi yönünden hesap kât tarihinde müşterilerine fiilen uyguladığı faiz oranları dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiği, mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmaksızın banka tarafından TL ticari kredilere uygulanan akdi faiz oranı olan yıllık %19,08 oranı esas alınarak taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinin 19 uncu maddesinin (f) bendinde yer alan düzenleme gereğince bu oranın iki katı oranında temerrüt faizi uygulanacağı kabul edilerek %38,16 temerrüt faiz oranı üzerinden hesaplama yapılmış ise de davalının istinaf başvurusunda bulunmamış olması ve davacı tarafça da hesap kat tarihinde fiilen uyguladığı faiz oranının mahkemece esas alınan orandan daha yüksek olduğuna dair iddia ve delil ileri sürülmemiş olması karşısında, davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazlarının reddi gerektiği, davacı bankaca davalılara gönderilen hesap kat ihtarnamesinde borcun ödenmesi için 7 günlük atıfet süresi verildiğinden, bu sürenin dolmasından itibaren temerrüt tarihinin 30.01.2018 olarak kabul edilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, takip konusu kredi taksitli ticari kredi olup hükme esas alınan bilirkişi raporunda kredinin ödenmeyen 4 üncü, 5 inci ve 6 ncı taksitlerine vade tarihlerinden hesap kat tarihine kadar akdi faiz uygulanması, 6 ncı taksit tarihindeki kalan ana para bakiyesine de hesap kat tarihine kadar akdi faiz uygulanarak hesap kat tarihindeki asıl alacak miktarının tespitinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı-
Davalı bankanın gerekli özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle kural olarak sorumlu olduğu kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davalı bankanın davacı .......'e yönelik işleminde kusur ve ihmalinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı ...........'ün davalı ................ Bankası A.Ş. hakkında açtığı davanın reddi yönünde hüküm kurulmasının doğru olmadığı, diğer davacı ........... tarafından davalı banka aleyhine açılan davada davalı bankanın 87.435,00 TL tazminatın 43.717,50 TL'lik kısmından davalı .............. ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına karar verilmiş olup, 43.717,50 TL dışında kalan talebin reddedildiği, bu suretle davalı banka yararına reddedilen kısım üzerinden hesaplanacak nispi vekalet ücreti takdiri gerekirken davacı ............ tarafından davalı banka aleyhine açılan davada davalı banka yararına vekalet ücreti takdir edilmemiş olmasının yerinde görülmediği-
............ Asliye Ceza Mahkemesi'nin ..................sayılı kesinleşmiş dosyasının dayanağı ............ tarihli Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunda imzaların .........'ın eli ürünü olmadığı tespit edilmiş ise de mahkemece işbu dava dosyasında aldırılan ............. tarihli bilirkişi raporunda genel kredi sözleşmesindeki imzanın davalı ............'a ait olduğunun tespit edildiği, mahkemece çelişkilerin giderilmesi amacıyla ATK Genel Kurulundan alınan ............ tarihli raporda, inceleme konusu "genel kredi sözleşmesi"nde .............'a atfen atılı imzalar ile .............'ın yeni gelen mukayese imzaları arasında, tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...........'ın eli ürünü olduğunun saptandığı, bu nedenlerle çelişkilerin giderilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına ve öğretideki genel kabule göre maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararının hukuk hâkimini bağladığı, mahkemece davanın reddine yönelik verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu-
Taraflar arasında itirazın iptali davasından dolayı..
Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen toplam miktarın 2.293,78 TL olup mahkemenin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 4.270,00 TL’nin altında kaldığı, temyiz dilekçesinin reddine ilişkin mahkemece verilen ek karar HMK.'nun ilgili hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu kararın onanması gerekeceği-
Arsa sahibi ile yüklenici arasında gerçekleştirilen kat karşılığı inşaat sözleşmelerinde, sözleşmede aksi kararlaştırılmadığı müddetçe "yapı ruhsatı alma, yapı denetim borcu, arsanın inşaat yapılabilir ayıpsız teslim borcu" arsa sahibine ait olup mimari proje ve statik proje çizdirilmesi işlerinin de bu kapsamda değerlendirilmesi gereken işlerden olduğu, davalı ile dava dışı yüklenici firma arasında sözleşmede bu yükümlülüğün yükleniciye devredildiğine dair bir düzenlemenin yer almadığı, sözleşmenin 5. maddesinin de davalıya ait olan bu yükümlülüğün dava dışı yükleniciye devri olarak değerlendirilemeyeceği, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı-
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda...
Numunelere olumsuz yanıt verilmemesi ile sözleşmenin gönderilen numuneler üzerinden örtülü kabul ile kurulduğu-davalı da kararlaştırılan bedeli ödeme borcu altına girdiği, davalı tarafça ikinci üretimde gönderilen numunelerin dikilip teslim edilmesi yönünde bir anlaşma olduğu kabul edildiği-ürünlerin de ayıplı olmadığı tespit edildiğinden davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan 96.004,44 TL faturaya dayalı hesap alacağının bulunduğu gerekçesiyle davalının itirazının iptali gerektiği-
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinin geç ifası sebebiyle doğan ceza-i şart alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.<br /> 
Alt yüklenici tarafından gerçekleştirilen imalat bedelinin bilirkişi raporuyla sözleşmedeki birim fiyatlara göre hesaplanıp idarece yapılan nefaset kesintisinin mahsup edildiği, işin gecikmesinde davacı alt yüklenicinin kusuru bulunduğunun ve bakiye hakediş borcunun ödendiğinin davalı yüklenici tarafından ispatlanamadığı anlaşıldığından, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasının kısmen kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya uygun bulunarak onanması gerektiği-