Uyuşmazlık, taraflar arasındaki eser sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesinden kaynaklı asgari ücret fiyat farkı alacağının tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br />
İcra ve İflas Kanunu'nun 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, diğer yasal koşullar yanında takibe konu alacağın likid olmasının zorunlu olduğu- Davalı borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün olduğu, buna göre alacağın likit olduğu, alacağın likid olduğunun anlaşılması karşısında davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği-
Sözleşme dışı yapılan işlerin dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporuyla yapıldığının ve talep edilen bedelin yapılan imalatla ödemeler değerlendirilerek hesaplanmasının usule uygun olduğu, takip tarihinden sonra 25/07/2014 tarihli ihtarnamenin davacı tarafından davalıya keşide edildiği, buna göre takip tarihinden evvel davalının temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı, itirazın iptali davası takip hukukuna özgü ve takipteki taleplerle bağlı kalınarak görülen bir dava olmakla, faizin türüne yönelik ıslah talebinin kabulünün mümkün olmadığı-
Ödeme emirleri tebligatları ve itiraz tarihlerine göre şirketler hakkında ayrı, diğer borçlular hakkında ayrı itirazın iptali davaları açılmış ise de dayanağın aynı takip dosyası ve aynı krediler olması sebebiyle dosyaların birleştirilmesinin yerinde olduğu- Davalı kefillerden ...........'nun aynı zamanda ...........San. Tic. Ltd. Şti.'nin ortağı olduğu, diğer kefil ..........'nun ise eşi olduğu, keza bu kişilerin davalı ......... Nakliye Petrol...Ltd. Şti.'nin ortağı oldukları dolayısıyla kefaletin geçerliliği için eş rızalarının gerekmeyeceği ve geçerli olduğu- Çek depo bedelinin davalılardan talep edebileceğine ilişkin genel kredi sözleşmelerinde açık hüküm bulunmadığından çek depo bedeli talebinin yerinde olmadığı-
Taraflar arasında görülen itirazın iptali davasında davanın kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda....
Alacağın faturalara dayalı, hesaplanabilir nitelikte ve likid olduğu, davalı tarafından borç tutarının bilindiği ve takibe itiraz dilekçesinde açıkça tutarı belli olan borcun bir kısmına itiraz edildiği itirazın iptali davasında, bilirkişiden rapor alınmasının alacağın likid olma vasfını değiştirmeyeceği ve davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiği- "İcra takibi faturalara dayalı olarak yapılmış olsa da; alacağın cari hesaptan kaynaklandığı ve taraflar arasında hesap mutabakatının bulunmadığı, alacağın varlığının yargılama aşamasında bilirkişiden alınan rapora göre belirlendiği, muayyen ve likid bir alacaktan söz edilemeyeceği" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
Takibin yenilenmesi istemini reddeden müdürlük işlemini şikayet üzerine verilen kararın niteliği ve takipteki alacak miktarı (43.850,00 USD) dikkate alındığında kararın kesin nitelikte olmadığı- Tatbik edilen ihtiyati hacizler ödeme emrinin tebliği ve ödeme süresinin geçmesi ile kesin hacze dönüştüğünden, haciz isteme hakkının düşmeyeceği ve bu durumda, haciz talep edilmediğinden bahisle "dosyanın işlemden kaldırılmasına" karar verilemeyeceği- İcra müdürlüğünün "takibin yenilenmesi" isteminin aciz vesikası verilmesinden itibaren bir yıl içinde talepte bulunulmadığı gerekçesi ile reddine yönelik işleminin İİK. m. 78 hükmüne aykırı olduğu-
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda
Bilirkişi raporlarının birbiri ile asıl davanın çözümü gerektiren noktalar açısından çelişki arz etmediği- Davacının asıl dava yönünden cari hesap alacağına dayalı asıl alacak talebinin raporlara göre tarafların usulüne uygun tutulan ve birbirini teyit eden ticari defterlerindeki farklılığın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmayıp davacının ticari defterlerinde kayıtlı olan iade faturalarından kaynaklandığı- İade faturalarının davalıya teslim ya da tebliğ edilmediği-
