6. HD. 11.05.2023 T. E: 2022/961, K: 1808
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin 29. maddesi ve 4735 sayılı Kanunun 24. maddesi kapsamında, sözleşme bedelinin %80'i ile yapılan işin tutarı arasındaki bedel farkının %5'inin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br />
Davacı yanca davalıya gönderilen e-maildeki sözleşme ile fiziki sözleşme maddelerinin değiştirildiği yönündeki iddianın ispatlanamadığı, bu sebeple davalıya e-mail yoluyla gönderilen sözleşmenin esas alınması gerektiği, bu sözleşmelerde de ceza-i şart maddesinin bulunmadığından davanın reddi kararının yerinde olduğu-- Davacının icra takibi yapmakta haksız ve kötü niyetli olduğu davalı yanca ispatlanamadığına göre kötü niyet tazminatı koşulları oluşmadığı-
Davalı adına İdare Yapım Dairesi Başkanı ve davacı Şirket yetkilisi tarafından imzalanan ve dosya içerisinde bulunan Geçici Kabul Tutanağının 27.05.2009 tarihinde Genel Müdürlük Makamı tarafından onaylandığı Geçici Kabul Tutanağının onaylandığı 27/05/2009 tarihi itibariyle davacı şirket'in Sosyal Sigortalar Kurumuna ve Vergi Dairesine ödenmeyen borcu bulunduğuna ilişkin dosya kapsamında bir bilgi/belge bulunmadığı gibi davalı İdare'nin bu yönde bir iddiası da bulunmadığı dolayısıyla 27.05.2009 tarihinde genel müdürlük makamı tarafından onaylanan geçici kabul tutanağı ile geçici kabule engel olabilecek eksik, kusur ve arızalar bulunmadığı-
Basiretli bir tacir gibi davranması beklenen davalının faturanın kendisine tebliğinden itibaren 8 gün içerisinde itiraz etmediği için fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağı-
Taraflar arasında itirazın iptali davası-
Dava, icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan itirazın iptaline ilişkindir.
Mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, itirazın iptali davasına bakan mahkemenin öncelikle (icra hukuk mahkemesinin) yerine geçerek, icra müdürlüğünün yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırması ve kendisinin yetkili olup olmadığını belirlemesi gerektiği- Davalı şirket yetkilisi tarafından imzalanmayan sözleşmenin (ve buradaki) yetki sözleşmesinin davalıyı bağlamayacağı- Davalı şirketin inkâr etmediği eser nedeniyle, davalının para borcundan oluşan edimi yönünden borcun ifa edileceği yer olan davacı takip alacaklısının ikametgâhının bulunduğu yer icra dairesinin de icra takibinde yetkili olduğu- Özel yetkinin genel yetkiyi ortadan kaldırmayacağı-"TBK 89/1'in sadece karz akdinden doğan borçlarla sınırlı olarak uygulanabileceği, bu düzenlemenin, iki tarafa karşılıklı borç yükleyen ve karşılıklı edimler içeren eser sözleşmesinden kaynaklanan ihtilâfta yetkili icra müdürlüğünün ve mahkemenin belirlenmesinde uygulanamayacağı" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
Davanın reddine karar verilmiş ise de; getirtilen trafik sicil kayıtlarına göre tamiri yapılan aracın, 11.01.2012 fatura tarihinde davalı şirket adına kayıtlı iken, üç ay sonra 11.04.2012 tarihinde, Mersin 5. Noterliğinin 07678 yevmiye no.lu araç satış sözleşmesiyle; dava dışı ... Nak. Ltd. Şti.'ye satıldığı- Fatura tarihi itibariyle davalı şirketin malı olduğu, kaldı ki; 07.01.2012 tarihli iş emriyle aracı davacıya teslim eden ... adlı şahsın fatura aslını imzalayarak elden teslim aldığı- Bu durumda adı geçen şahsın aynı tarihte davalı şirket elemanı olup olmadığı araştırılıp, ...’ın davalı şirket elemanı olması halinde akdî ilişki kanıtlanmış olacağından, davacının hakettiği tamir bedelinin bilirkişi incelemesiyle belirlenerek, ödemeyi ispat yükü iş sahibine düşmekle sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekeceği-
