Taraflar arasındaki itirazın iptali (ticari satımdan kaynaklanan) davasından dolayı yapılan yargılama sonunda......
Alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması halinin söz konusu olmadığı ve dolayısıyla alacağın likit olmadığı-
Taşınmazların ilamsız icra yoluyla başlatılan takip sonrasında verilen tahliye kararı gereği tahliye edildiği, ancak tahliye infazından sonra Bölge Adliye Mahkemesince tahliye kararının kaldırılarak reddedilmesi sebebiyle İİK m. 40 uyarınca İİK 366/son göndermesiyle icranın iadesi mümkün ise de; temyiz aşamasında Sulh Hukuk Mahkemesinin tahliye kararının kesinleştiği ve bu kararın maddi anlamda kesin hüküm teşkil ettiği ve İcra Hukuk Mahkemesi bağlayacağından İİK 40. maddesi gereğince icranın iadesinin mümkün olmadığı-
İhlalli geçiş iddiasından kaynaklı geçiş bedeli ve ceza bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkin davada davacının başlattığı icra takibinin kısmen haklı olduğu, davalının itirazının kısmen iptalinin gerektiği, alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle icra inkar tazminatının şartlarının oluştuğu-
"Karbon nüshanın imza incelemesine esas alınamayacağını" kabul eden bozma kararına uyulmakla, artık sunulan suret belgenin davacı tarafça verilmiş bir belge olarak kabul edilemeyeceği, davacı lehine usuli kazanılmış hak doğduğundan bu belgeye hukuken değer atfedilmesinin artık mümkün olmayacağı- Somut olayda bir delil başlangıcının var olup olmadığı (karbon nüsha makbuzun delil başlangıcı olup olmadığı) tartışması artık yapılamayacağından, ispatla ilgili istinai hâlin varlığından da bahsedilemeyeceği- Ödeme savunmasında bulunan davalının karşı tarafa yemin teklif etmek istediklerine ilişkin beyanı göz önünde bulundurularak davalıya yeminle savunmasını ispat imkânı tanınması gerektiği-"Uyulan bozma kararında belge aslının sunulamaması hâlinde izlenecek yolla ilgili olarak mahkemeyi bağlayacak şekilde kesin bir yol haritası çizilmediği, mahkemenin bozmaya uygun şekilde belge aslını sorduğu ve aslın sunulamaması üzerine dosyadaki delilleri tekrar değerlendirerek bir sonuca vardığı, yemin delilinin en son kullanılabilecek bir ispat yolu olduğu, karbon nüshanın herhangi bir fotokopi belgeden farklılık arz ettiği, bu özelliğinden dolayı somut olayda bilirkişinin 'karbon nüsha üzerinde imza incelemesi yapılabileceğini' belirterek 'imzanın davacıya ait olduğunu' tespit edebildiği, dosya kapsamı itibarıyla bu tespitin aksinin ortaya konulamadığı gözetildiğinde mahkemenin belgenin davacı elinden çıktığını kabul ederek nüshaya delil başlangıcı olma vasfı atfetmesinin ve tanıkla ispatı mümkün görmesinin haklı ve yerinde olduğu" şeklindeki görüşün HGK çoğunluğunca benimsenmediği-
Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan 142.500,00 TL bedelli konut kredisi sözleşmesinin, davalı tarafından sunulan ekspertiz raporunun sahte olması nedeniyle feshedilmesi üzerine ödenen bedelin tahsili talepli icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir...
Uyuşmazlık; bölge adliye mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sırasında ilk derece mahkemesi yargılamasında eksiklik görülerek bilirkişi raporu alınmak suretiyle davacı vekilinin istinaf talebinin 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 maddesi çerçevesinde esastan reddine dair verilen kararın isabetli olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-3 maddesi gereğince karar verilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır..
İcra takibinde "Haciz ve Tahliye" talep edilmişse de, takibe itiraz üzerine açılan davada sadece "mecurun tahliyesinin" talep edilmesi durumunda, "itirazın kaldırılması talep edilmeden yalnızca tahliye talep edilemeyeceğinden" ve "itirazın kaldırılmasının ıslah yoluyla da talep edilmesinin mümkün olmadığından" davanın reddine karar verilmesi gerektiği- Alacaklının tahliye isteminden hareketle borçlunun itirazının kaldırılmasını da istemiş olduğunun farz edilemeyeceği-
Kira sözleşmesindeki kiranın yıllık ödeneceğine dair düzenleme karşısında borçlunun değişik tarihlerde kira ödemesi yapmasının ödeme tarihinin değiştirildiği anlamına gelmeyeceği- İstinaf dilekçesi ekinde sunulan ödeme dekontları ile takip konusu aylara ait kiraların ödendiğinin ve 30 günlük ödeme süresi içerisinde de takip konusu kiraların tamamının ödendiğinin ispatlanamadığı ve bu suretle temerrüdün oluştuğu- Takip konusu kira sözleşmesinde TBK 583'de düzenlenen şartların oluşmaması halinde kefiller yönünden itirazın kaldırılması isteminin adı geçen borçlular yönünden reddine, alacaklılar aleyhine takip konusu asıl alacak üzerinden %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerektiği-
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki eser sözleşmesine dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.