Yargılama sırasında takibe giren ve davada talep edilmeyen bakiye alacağa ilişkin olarak 02/01/2017 tarihinde ıslah harcı yatırmak suretiyle harç ikmalinde bulunmuşsa da, işbu harç ikmalinin 1 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra yapıldığı anlaşıldığı; hak düşürücü süre, itiraz niteliğinde olup hakim tarafından re'sen dikkate alınması gerektiği gibi davalı yanca da bu itirazın istinaf ve temyiz sebebi olarak ileri sürüldüğü görüldüğünden, mahkemece ıslah harcı ile artırılan kısım dikkate alınmadan dava dilekçesi ile 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde talep edilip de harçlandırılan dava değeri olan 15.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne ve kabul edilen 15.000,00 TL'lik dava değeri üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği-
Dava, genel kurul kararı gereğince belirlenen borcun tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taşınır kira sözleşmesinden kaynaklı araç kira bedellerinin cezai şartla birlikte tahsiline ilişkin itirazın iptali istemi- Davalı şirketin cezai şarttan sorumlu tutulması, ekonomik açıdan mahvına sebebiyet verecek ise, cezai şartta indirim yapılmak suretiyle karar verilebileceği-
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup, asıl dava eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı, icra inkar tazminatının tahsili, birleşen dava ise alacak istemine ilişkindir.
Kadastro onayının alınabilmesi için imar tadilatlarının ilgili belediyelerce yapılması gerektiği-- Davacı yüklenicinin mevzuat gereği belediyeler nezdinden yaptırım günü bulunmadığı-- Buna göre kadastro onayı dışındaki sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdiği-
Zamanaşımına uğramış bono delil başlangıcı niteliğinde olduğundan, itirazın iptali davasında, davacı lehtarın, davalı keşideci ile aralarındaki temel ilişkiyi ve alacaklı olduğunu tanık dahil her türlü delil ile ispatlayabileceği- Davacının, taraflar arasında "beton alım satımına" ilişkin ticari ilişkinin bulunduğunu, davalıya mal teslim edildiğinde bedeli için senet düzenlendiğini, takip konusu bononun da teslim edilen beton bedeline ilişkin olduğunu, yani davalı ile olan hukuki ilişki gereği alacağı bulunduğu hususunu tanık anlatımıyla ispatlamış olduğu-
Davacılar ve davalı, dava dışı şirketin ortakları olup, dava, davalı hakkında yapılan icra takibine vaki itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki taşeronluk sözleşmesi kapsamında ödenmeye hakediş alacağına ilişkin başlatılan takibe karşı yapılan itiraz sonucu itirazın iptali ve sözleşme kapsamında verilen teminat çekinin iadesi istemine ilişkindir.<br />
Uyuşmazlığın konkordato isteminden evvel davalı bankaya verilen çeklerin konkordato sürecine rağmen banka tarafından tahsil edilip edilmeyeceğine ilişkin olduğu- Bu noktada tartışılacak olan alacağın esasına ilişkin değil tahsil yoluna ilişkin olduğu- Bu nedenle alacağın inkar edilmediği de göz önünde bulundurulduğunda tahsil yolunun farklı kullanılmış olması sebebiyle inkar edilmeyen alacak üzerinden icra inkar tazminatı verilmesi doğru görülmediği- Aksi düşüncenin icra inkar tazminatının genel ruhuna aykırı olacağı-
Yapılan takibin kısmen haksız olduğu anlaşılmış ise de kötü niyet tazminatı için davacının davalı aleyhine icra takibi yapması tek başına yeterli olmadığı, incelenen dosyada takip tamamen haksız olmadığı gibi, alacaklının kötü niyetli olduğu da kanıtlanmadığından koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerektiği-
