Mahkemece davacıya dava konusu tazminat değerinin belirlenmesi ve nispi harç eksikliğinin tamamlaması için yargılama sırasında süre verildiği, davacının belirlenen süreden sonra harç yatırdığı gerekçesi ile tazminat talebinin usulden reddine karar verildiği ancak davacının belirlenen duruşma günü olan duruşmaya mazeretsiz olarak katılmadığı görüldüğünden HMK. mad. 150 uyarınca dosyanın öncelikle işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği-
Mahkemece ilk tarafların katılmadığı duruşmada dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilip, yasal süreler beklendikten sonra davacı, tazminat yönünden dosyasını takip etmediği takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken, yasal süreler beklenmeden yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı- Davacının, davanın açılması sırasında yatırması gereken nispi karar ve ilam harcının peşin ödenmesi gereken kısmını yatırmadığı ve mahkemece de yargılama aşamasında ikmal ettirilmediği, davacı tarafından maktu harç yatırıldığı anlaşıldığından, mahkemece, dava değeri üzerinden peşin karar ve ilam harcının tamamlattırılması ve anılan eksiklikler giderildikten sonra genel hükümlere göre yargılama yapılıp davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekeceği-
(09.08.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6728 s. Kanun'un 63. maddesi ile yapılan değişiklik öncesinde) ileri tarihli düzenlenip keşide tarihi olarak 09.08.2016 günü sonrası bir tarih yazılan çekin, değişiklik sonrasında kanuni ibraz süresi içinde ibrazında ”karşılıksızdır" işlemine tabi tutulması eyleminin suç olduğu- "İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceğine"na ilişkin TCK.'nun 7. maddesinin bu uyuşmazlıklarda uygulanamayacağı-
Suça konu çeki keşide eden sanıkların yetkilisi olduğu şirket hakkında iflasın ertelenmesi/konkordato başvurusu olup olmadığı, varsa başvurunun hangi tarihte yapıldığı, ne şekilde karar verildiği, kararın hangi tarihte kesinleştiği, iflasın ertelenmesi kararının hangi tarihe kadar geçerli olduğu, şirketin işlerini yönetme hususunda mahkemece görevlendirme yapılıp yapılmadığı, çekin keşide ve ibraz tarihi itibariyle, sanıkların çek keşide etmeye ve karşılığını hesapta bulundurmaya yetkili olup olmadığı ve bu tarihlerde şirketin konkordato durumunun devam edip etmediği hususlarının açıklığa kavuşturularak sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği- Sanıkların "çekin keşide tarihi yazılmadan boş olarak teminat çeki olarak bir şirkete verildiği" savunmaları karşısında, suça konu çekin keşide tarihi ve lehdarı boş şekilde sanıklar tarafından bahsi geçen şirkete verilip verilmediği, verilmiş ise çekin kime teslim edildiğinin araştırılması, bu hususta müştekinin de beyanına başvurulup gerektiği takdirde her iki tarafın defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak çekin, 5941 sayılı Kanunun 5/1. maddesinde değişiklik yapan 6728 s. Kanun'un yürürlük tarihinden önce düzenlenip düzenlenmediği tespit edilerek sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği-
İcra takip dosyasına ilişkin borcun yargılama devam ederken sanık tarafından ödenmesi ve bu nedenle takip dosyasının infazen işlemden kaldırılması durumunda, davanın açılmasına sebebiyet veren sanığa düşme kararı ile birlikte yargılama gideri ve vekalet ücreti de yükletilmesi gerektiği-
Karşılıksız çek düzenleme suçunda şikayet hakkının; çeki tahsil amacıyla bankaya ibraz eden hamil ile "karşılıksızdır " işlemi yapıldıktan sonra çeki elinde bulunduran ve aynı zamanda "karşılıksızdır" işlemi yapılmadan önceki dönemde geçerli ve meşru ciranta olan kişiye ait olduğu-  Bölge Adliye Mahkemeleri Ceza Daireleri arasındaki karar uyuşmazlığının giderilmesine dair 19. CD.’nin 10.05.2018 T. 3072/5874 s. kararı-
Yetki belgesi verilen vekilin mazeret beyanında bulunmadığı, duruşmadan haberdar olduğu halde başka bir duruşmada bulunması gerektiği için duruşmaya katılamayacağına dair mazeret dilekçesi gönderen müşteki vekilinin de mazeretini de belgelendirmediği gözetildiğinde, (şikayet hakkının düşürülmesine karar verilmesinde isabet görülmediğini ifade eden) kanun yararına bozma isteminin reddi gerektiği-
Sahtelik sebebiyle açılan menfi tespit davası gibi, cumhuriyet savcılığına aynı sebeple yapılan şikayet ve ceza mahkemesinde açılan dava da kendiliğinden icra takibini durdurmayacağı gibi bekletici mesele de yapılamayacağı, Ancak cumhuriyet savcılığı veya ceza mahkemesince tedbir kararı verilirse icra takibinin durdurulabileceği- Borçluların ödeme emri tebliği üzerine yasal sürede icra mahkemesine takibe konu bonoda tahrifat yapıldığına dair bir başvurusu bulunmadığı gibi borçluların bu iddiası İİK'nun 169/a maddesindeki borca itiraz niteliğinde olup ödeme emrinin tebliğinden itibaren süresi içerisinde icra mahkemesine bu yönde yapılmış bir başvuru olması halinde icra mahkemesince incelenmesi mümkün olduğu, Didim Cumhuriyet Başsavcılığı'nca verilmiş takiplerin durdurulmasına yönelik tedbir karar da mevcut olmadığından itirazın reddi gerektiği-
Suça konu çekin "ödeme yasağı" nedeni ile bankaya ibrazında ödeme yapılmadığı, muhattap banka tarafından çek arkasına vurulan kaşe ile anlaşıldığından, suçun yasal unsurlarının oluşmadığı-
Çekin bankaya ibrazında karşılıksızdır kaşesinin vurulduğu, çekteki imza ve yazıların sanığa ait olduğu anlaşılmakla, bir ödeme aracı olan çekte veriliş amacı ve taraflar arasındaki hukuki ilişki önem arz etmediğinden, sanığın çekle ilgili karşılıksızdır işlemine sebebiyet verme suçunun sübuta erdiği- Sanık hakkında -5941 s. Çek K. mad. 5/1 gereğince- hükmedilecek adli para cezasının miktarının bankanın kanunen ödemekle yükümlü olduğu miktarın çek bedelinden düşülmesi sonucunda, çek bedelinin karşılıksız kalan miktarından az olamayacağı- İlk derece mahkemesi hükmünün sanık lehine sadece sanık ve tüzel kişi müdafisince istinafı karşısında CMK.nın 283 maddesi gereğince yeniden verilen cezanın önceki hükümle belirlenen cezadan daha ağır olamayacağı-