Dar anlamda ve para ile ölçülebilen bir zarar yok ise de, baz istasyonunun insanların kalabalık olarak yaşadığı siteye yakınlığı, çevre binalarda ve bu bağlamda davacıların konutlarında bulunanların sağlık yönünden büyük endişeler taşıdığı, aynı bölgede yaşayan insanların yaşamının psikolojik olarak olumsuz biçimde etkilendiği ve bunun da insanların psikolojik yapısında tedirginlik ve ümitsizlik yaratacağı açık olup davacıların zarar gördüğünün kabulü gerekeceği-
Şikâyeti haklı gösterecek belirtiler bulunduğu anlaşıldığından, hak arama özgürlüğünün sınırları içinde yapılan şikâyetin, davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmayacağı; ayrıca, şikayet hakkının yerinde kullanıldığının kabulü için şikayet edilenin cezalandırılması veya sorumlu tutulmuş olmasının da zorunlu olmadığı-
Ceza yargılaması sırasındaki davalı beyanı, savunma sınırları içinde olup herhangi bir meclis üyesinin ismi açıklanmadığından matufiyet de söz konusu olmadığından savunma sınırları içinde kalan bu sözlerin davacıya yönelik olmadığı ve kişilik hakkına saldırı oluşturmadığı-
Türk Medeni Kanununun md. 175 deki yoksulluk nafakası verilmesi koşulları oluşmadığı halde; duyuma dayalı davacı tanığı anlatımlarına değer verilip, davalının ortalamanın üstünde bir gelire sahip olduğu gerekçesiyle davacı lehine yoksulluk nafakasına hükmedilmesinin isabetli olmadığı-
Yayın, başka bir yayına dayalı olup ilk yayına yollama yapılmasının, basının gerçekliği araştırma yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağından, gerçekliği kanıtlanamayan yayının kişilik haklarına saldırı oluşturduğu-
Sosyoloji profesörü olan davacının başka bir gazete ile yaptığı söyleşinin ve taşınmazına yapı izni almak amacıyla yaptığı işlemlerin eleştirildiği anlaşılmış olup, yazıların içerikleri ve yukarıdaki ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, eleştiri sınırlarını aşmayan yazıların davacının kişilik haklarına saldırı oluşturmadığı-
O anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından da basının sorumlu tutulmamasının gerekeceği-
Davalı banka çalışanlarının, avukat olan davacıdan, Kara Para Aklanmasının Önlenmesine… dair Yönetmelikte sayılan kimlik belgelerin sunulmasını istemelerinde yasaya aykırılık yok ise de, sergiledikleri tutum ve davranışları davacının kişilik haklarına saldırı oluşturduğundan davacı yararına manevi tazminat takdir edilmiş olmasının yerinde olacağı-
Davalının davacı hakkında haciz istemekte haklı olmadığı, davacının açtığı dava ile belirlendiğine göre, davacının uğradığını ileri sürdüğü zarardan davalının sorumlu tutulması gerekeceği-
