Karşılıklı sarf edilen söz ve ifadelerin 3. kişilerce duyulmamasının ceza hukuku açısından önem taşıyacağı, tazminat davasında ise hukuka aykırılığın tespiti için 3. kişilerce duyulmasının gerekli olmadığı–
E.in suç teşkil etmesi durumunda yayın sahibinin cezai sorumluluğunun bulunmadığı ve yayın sahibi için haksız eylemlerde uygulanan 1 yıllık zamanaşımı süresinin gözönünde tutulması gerekeceği–
Önceden verdiği izinden vazgeçerek, fotoğraflarının yayınlanmaması hususunda ihtiyati tedbir kararı da alan davacının, fotoğraflarının yayınlanması halinde, Basın Yasası’nın 16. ve 17. maddeleri de gözetilerek tesbit edilecek sorumlulardan manevi tazminat isteyebileceği–
Kişilik haklarına saldırının varlığı değerlendirilirken, siyaset adamlarının söz ve davranışlarının kamuya açık olması gerektiğinin ve yapılan eleştirilerin de kamusal ilgi ve kamu yararı gereğince sert olabileceğinin gözönünde tutulacağı–
Yargı kararlarını uygulamamanın kişisel kusur oluşturacağı ve bu kararları uygulamayan kamu görevlilerinin zararın gerçekleşmesi halinde tazminatla sorumlu olacağı–
Kişilik haklarının, «kişinin doğumla kazandığı bağımsız varlığını ve bütünlüğünü oluşturan; hayat, beden ve ruh tamlığı, vicdan, din, düşünce ve özgürlüğü, onuru, ismi, resmi, sırları ile aile bütünlüğü, sosyal ve duygusal değerlerinin tümü»nü ifade ettiği-
Suç teşkil eden haksız eylem nedeniyle tazminat faizine ilişkin açılan davada, BK. 60 (şimdi; TBK. mad. 72) gereğince «ceza zamanaşımı»nın uygulanacağı–
Telefondaki duyumlara dayanan tanık beyanlarının hükme dayanak yapılamayacağı–
Eleştiri amaç ve sınırını aşan yazıların gerçeği yansıtsa bile yazıda kullanılan dil, ifade ve uslubun davacıyı küçük düşürmek, ona hakaret etmek amacına yönelik bulunması, davacının kişilik değerlerine saldırı niteliğinde bulunması halinde, davacı lehine tazminata hükmedilme gerekeceği–
Tüzel kişilerin de kişilik değerlerine saldırı nedeniyle manevi tazminat isteyebileceği ve bu yöndeki iradelerini organları aracılığı ile açıklayacağı–
