Sadece takipte istenen temerrüt faiz oran ve miktarına itiraz edilmiş olması halinde, takibin asıl alacak yönünden devam edeceği, çünkü yapılmış olan itirazın “kısmi itiraz” niteliğinde olduğu-
Belediyenin taraf olduğu takiplerde belediyeyi belediye başkanının temsil edeceği, belediye başkanının kanundan doğan bu yetkisini kullanması için ancak baroda kayıtlı bir vekil atayabileceği-
Yabancı para alacağını vade tarihi itibariyle Türk Lirası’na çevirerek talep eden alacaklının, bu alacağına takip tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmasını isteyebileceği, yabancı para alacağının fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden Türk parası karşılığının kendisine ödenmesini talep eden alacaklının ise bu alacağına vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar olan dönem için devlet bankalarının o yabancı paraya bir yıl için ödediği en yüksek faiz oranına göre faiz isteyebileceği-
Daha önce borçlulara “ödeme emri” göndermiş olan alacaklının, bu borçlulara yeniden “ödeme emri” göndermesi halinde, borçlulara ikinci kez itiraz hakkı tanımış olacağı-
Süresi içinde –İİK.62 uyarınca- tüm itirazlarını icra dairesine bildirmiş olan borçlunun ayrıca icra mahkemesine başvurup oraya da itirazlarını bildirmesinin gereksiz bir başvuru olup sonuç doğurmayacağı-
Gecikmesinde zarar umulan hallerde -HUMK’nun 67. (şimdi; HMK.'nun 77.) maddesi uyarınca- mahkemenin vereceği kesin süre içinde vekaletnamesini getirmek koşuluyla vekilin borca itirazda bulunabileceği—
Borçlunun “örnek 7 ödeme emrini” aldıktan ve İİK. 62 uyarınca icra dairesine başvurarak borca, yetkiye faizi itiraz edip takibi durdurduktan sonra, ayrıca icra mahkemesince “şikayet”te bulunmasının fuzuli bir işlem olup, mahkemece bu şikayetin reddine karar verilmesi gerekeceği–