Asıl icra takibine geçilmediği sürece, İİK. 264 uyarınca ihtiyati haczin düşüp düşmediği konusunda, ihtiyati haciz kararı veren mahkemenin görevli olduğu–
103 davetiyesinin, 3 günlük süreden sonra gönderilmesinin, ihtiyati haczi hükümsüz hale getirmeyeceği–
Borçlunun, hakkında genel haciz yolu ile başlatılan takibe süresinde itiraz ederek takibi durdurmasının, takipten önce alacaklı tarafından uygulanmış olan ihtiyati haciz kararını kaldırmayacağı gibi, takipten sonra da, borcu karşılar miktarda ihtiyati haciz yapılmasını engellemeyeceği–
‘İhtiyati haczi tamamlayan merasimin uygulanmadığı ve böylece İİK’nun 264 maddesinde yazılı kurallara uyulmaması nedeniyle ihtiyati haczin düştüğü’ iddiasına dayalı şikayeti inceleme görevinin, icra mahkemesine ait olduğu–
Alacaklının, İİK’nun 264/II maddesinde belirtilen 7 günlük süre içinde ‘itirazın iptali davası’ açmış olması halinde, ihtiyati haciz kararının hükümsüz olmayacağı–
İhtiyati haciz kararından sonra, İİK. 264/I uyaınca, 7 gün içinde başlatılan 'haciz yolu' ile takibin daha sonra 'iflâs yolu'na dönüştürülmüş olmasının, ihtiyati haczin düşmesini gerektirmeyeceği–
Takipten sonra, ‘takibe itiraz edilmiş olması halinde’ dahi, tedbir niteliğinde olan ihtiyati haciz kararı alınıp, itiraza uğrayan takip dosyasında uygulanmasının mümkün olduğu, takibe itirazın, sadece bu ihtiyati haciz kararının kesin hacze dönüşmesine engel teşkil edeceği–
Sadece ‘teminatın alacaklıya iadesine muvafakat edilmiş olması ve teminatı alacaklı tarafından geri alınmış olması’nın, ihtiyati haciz hükümden düşürmeyeceği–
İİK. 264/IV gereğince hükümsüz hale gelmiş olan ihtiyati haciz kararına dayanılarak, üçüncü kişiye İİK. 89/I ihbarnamesi gönderilemeyeceği–