İİK. 264/II'deki 7 günlük sürenin "borçlunun itirazının alacaklıya tebliğinden itibaren" işlemeye başlayacağı, alacaklının, borçlunun ödeme emrine itiraz ettiğini başka bir şekilde öğrenmiş olsa bile, 7 günlük sürenin işlemeye başlamayacağı–
Türkiye’de ikametgâhı bulunmayan yabancı uyruklu kişinin mensup olduğu devlet ile aramızda ikili adli yardım sözleşmesi bulunması halinde, o yabancı uyruklu kişinin teminat göstermeden, Türkiye’de bir Türk vatandaşı hakkında takip yapabileceği–
İİK. mad. 264/I'deki 7 günlük -icra mahkemeye- başvuru süresinin geçirilmiş olmasının, sadece ihtiyat ihacizi hükümsüz hale getireceği, alacaklının genel hükümlere göre itirazının kaldırılmasını veya iptâlini -daha sonra- isteyebileceği–
İcra mahkemesinin kendisine bildirilen itiraz sebepleri ile sınırlı olarak inceleme yapacağı–
Borçlunun süresinde -genel haciz yolu ile takibe- "imza inkarı"nda bulunması üzerine takibin duracağı, alacaklının İİK. mad. 264/II uyarınca yedi gün içinde icra mahkemesinden "itirazın kaldırılmasını" istemesi ya da mahkemede "dava" açması gerekeceği–
Şirket borcundan dolayı -"kollektif" ya da "komandite"- ortak hakkında -TTK. mad. 179/II [şimdi; Yeni TTK. mad. 237/(2)] uyarınca- ihtiyati haciz kararı alınıp uygulanmış olması halinde, İİK. mad. 264/I'de öngörülen sürenin ortağa karşı "dava" veya "takibe" başlama yetkisinin doğduğu tarihten itibaren -yani "şirket hakkındaki takibin semeresiz kalması" veya "şirketin herhang ibir sebeple sona ermesi" halinde- işlemeye başlayacağı–
İİK. 264'e göre, ihtiyati haczin kaldırılmasının, ihtiyati haciz sırasındaki kefaleti etkilemeyeceği–
Haczedilen şey üzerinde istihkak iddiasında bulunan üçüncü kişinin "ihtiyati hacizden sonra süresi içinde icra takibine geçilmediğini ve ihtiyati hacizin düştüğünü" ileri sürebileceği, çünkü bunu ileri sürmede menfaati bulunduğu–
Kambiyo senedinde yer alan alacak için ihtiyati haciz kararı alınıp uygulandıktan ve borçlunun ödeme emrini aldıktan sonra icra mahkemesine başvurup "borca (veya imzaya) itiraz"da bulunması halinde, olaya alacaklının "itirazın kaldırılmasını" icra mahkemesinden isteme (veya mahkemede "dava" açma) zorunluluğunu öngören İİK. mad. 264/II hükmünün uygulanamayacağı, borçlunun bu durumda icra mahkemesinden "itirazın kabulüne" dair karar alması halinde takibin duracağı, bu kararın kesinleşmesi halinde de takibin iptâli gerekeceği–
"Kambiyo senetlerine ilişkin takibin iptâline" dair icra mahkemesi kararının, uygulanan ihtiyati hacizin de kaldırılmasını gerektireceği–