"İhtiyati haczin kalkıp kalkmadığına" ilişkin -İİK. mad. 264 uyarınca- icram ahkemesince verilecek kararın temyiz edilebileceği (İİK. mad. 363/I-11)–
Borcun aslının ihtiyati haczin uygulanması sırasında ödenmiş olmasının, ihtiyati haciz vekalet ücreti ve vadeden sonra işleyecek faizler yönünden takibe devam edilmesini önlemeyeceği–
HUMK. mad. 177 (şimdi; HMK. mad. 104) hükmünün, İİK'nun öngördüğü sürelere etkili olmayacağı–
İhtiyati hacizin -İİK. mad. 264/IV uyarınca- hükümsüz kalması halinde, bunun icra takibini etkilemeyeceği (icra takibini de hükümsüz kılmayacağı)–
Alacaklının İİK’nun 264. maddedeki süreleri geçirmesinin ihtiyati haczi hükümsüz hale getireceği fakat bu durumda icra takibi düşmemiş olduğundan İİK’nun 68. maddesi uyarınca -altı ay içersinde- «itirazın kaldırılması» isteminde bulunabileceği–
Alacaklının -İİK. mad. 264/II gereğince- mahkemede açtığı davanın reddedilmesi halinde, bu kararın kesinleşmesi beklenmeden, borçlunun malları üzerine konulan ihtiyati haczin kaldırılması gerekeceği–
"Borçlu olmadığını" veya "borcun itfa, imhal yahut zamanaşımına uğradığını" ileri süren borçlunun, bu iddiasını, mahkemeye değil icra mahkemesine bildirmesi gerekeceği–
İcra mahkemesinin "itirazın kaldırılması talebinin reddine" ilişkin kararının tefhim veya tebliğinden itibaren yedi gün içinde, alacaklı tarafından mahkemede "dava" açılmaması halinde, ihtiyati haczin hükümsüz hale geleceği- HUMK. mad. 177 (şimdi; HMK. mad. 104) hükmünün, İİK.'nun öngördüğü sürelere etkili olmayacağı–
Birinci sırayı teşkil edenin alacağını tamamen aldıktan sonra artan para için diğer alacaklılar arasında 100 üncü madde mucibince yeniden sıra tanzimi gerektiği-