İcra müdürlüğünce taşınmazın değeri 6.000.000 TL belirlenmiş iken, alacaklı tarafından kıymet takdirine itiraz edilmesi sonucu ............ İcra Hukuk Mahkemesi’nin kararı ile taşınmazın değerinin 2.924.723 TL’ye düşürüldüğü ve satışın da bu değer üzerinden yapıldığı, kararın kesin olması nedeni ile borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulamadığı, bu durumun borçlunun aleyhine olduğu, bu nedenle borçlu kıymet takdirine itiraz şikayetinde bulunmamış olsa bile ihalenin feshi davasında kıymet takdirine itirazının incelenmesinin gerektiği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesince, borçlunun fesih nedeni olarak ileri sürdüğü taşınmazın değerinin gerçek değerinden çok daha düşük tespit edildiği itirazı kapsamında, borçlunun kıymet takdirine ilişkin itirazı konusunda uzman bilirkişi ya da bilirkişi kurulu marifeti ile keşif yapılarak taşınmazın tespit edilecek değerinin (İİK’nun 83/c maddesi uyarınca eklentilerin de ipotek kapsamında kaldığı ve yine İİK’nun 128/son uyarınca ticari ve ekonomik bütünlük arz eden malların birlikte satılması gerektiği hususuna dikkat edilerek), ihalede esas alınan muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalenin feshine karar verilmesi, muhammen bedelin altında olması halinde ise ihalenin feshi isteminin reddine karar verilmesi gerekeceği-
İhalenin feshini isteyen şikâyetçinin satış ilanı tebligatının usulsüz olduğunu "ayrıca" ve "açıkça" ileri sürmediği sürece, kamu düzeninden olmayan bu hususun re'sen fesih nedeni olarak incelenemeyeceği- Şikâyetçi borçlu vekilinin ihalenin feshi isteminde "satış ilanının müvekkiline usulsüz tebliğ edildiği" ileri sürmesi ve icra mahkemesince "borçluya satış ilanının usulsüz tebliğ edildiği" gerekçesiyle ihalenin feshine karar verilmesinden sonra, kararın alacaklı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince "satış ilanı tebliğinin usulüne uygun olduğu" gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüyle "şikâyetin reddine" karar verilmiş olup bu kez karar borçlu vekilince temyiz edildiğinde, borçlu vekili temyiz dilekçesinde "müvekkiline yapılan satış ilanı tebliğinin usulsüz olduğunu" ayrıca ve açıkça ileri sürülmediğinden, bu hususun Özel Daire tarafından re'sen dikkate alınarak bozma konusu yapılmasının hatalı olduğu-
12. HD. 11.10.2023 T. E: 6295, K: 5925
12. HD. 11.10.2023 T. E: 1633, K: 5923
12. HD. 11.10.2023 T. E: 1576, K: 5924
12. HD. 11.10.2023 T. E: 959, K: 5945
12. HD. 11.10.2023 T. E: 1972, K: 5982
12. HD. 11.10.2023 T. E: 1895, K: 5980
Şikayetçi borçlunun alacaklı banka tarafından takip talebinde bildirilen ve ödeme emri tebliğ edilen ......................... adresine gönderilen icra emrinin "muhatabın gösterilen adresten sürekli olarak ayrıldığı (İstanbul) komşu ............. tarafından sözlü beyan edilmiş, Muhatabın yeni adresi belirlenememiş olup, tebligat ............. mahalle muhtarlığı onayı ile iade edilmiştir." şerhi ile 15.11.2021 tarihinde bilâ tebliğ iade edilmesi üzerine bu kez mernis adresi olan aynı adrese 06.12.2021 tarihinde TK’nın 21/2. maddesine göre icra emrinin tebliğ edildiği, 29.12.2021 tarihinde kıymet takdir raporunun, 07.03.2022 tarihinde de satış ilanı tebligatının borçlunun aynı mernis adresine TK’nun 21/2. maddesine göre tebliğ edildiği, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca çıkartılan tebligatlarda tebligat zarfları üzerinde ''mernis adresidir '' ibaresi ile birlikte tebliğ işleminin TK'nın 21/2. maddesine göre yapılacağına dair tebligatı çıkaran mercii tarafından Yönetmeliğin 16/2. maddesi kapsamında bir şerh verildiği, dolayısıyla, tebliğ memurunca, şikayetçi borçluya yapılan satış ilanı tebliğ işleminin TK'nın 21/2. maddesine göre usulüne uygun olarak yapıldığının görüldüğü, bunun yanında, icra emri TK'nın 21/2 maddesine göre usulüne uygun olarak tebliğ edildiğinden daha sonra yapılmış olan satış ilanı tebliğ işlemi yönünden TK'nın 21/2 maddesindeki tebliğ koşulları oluştuğundan, bu maddeye göre tebligat yapılmadan önce bilinen adrese TK'nın öngördüğü diğer usullerde tebligat gönderilmesinin ve beklenmesinin gerekli olmadığı, o halde, Bölge Adliye Mahkemesince satış ilanı tebligatının usulüne uygun olarak şikayet edene tebliğ edildiği buna bağlı 18.04.2022 tarihli ihale için şikayet edenin yasal yedi günlük süre içinde ihalenin feshi şikayetinde bulunmadığı, 09.06.2022 tarihinde yapılan ihalenin feshi şikayetinin süresinde olmadığı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
12. HD. 10.10.2023 T. E: 1457, K: 5854