Satış bedelinin muhammen bedelin yüzde yüzünün üstünde olması halinde zarar unsuru oluşmayacağından, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekeceği, bu durumda şikayetçinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararının olmadığı, istemin bu nedenle reddine karar verilmesi halinde de, işin esasına girilmeden karar verilmiş olduğundan, şikayetçi aleyhine para cezasına hükmedilemeyeceği-
İhale alıcısı icra müdürlüğü emrine bloke edilen çek ile ihaleye katılmış olup bloke çekin İİK hükümlerine göre teminat olarak kabul edilemeyeceği, bu durumda mahkemece ihalenin feshine karar verilmesi gerekeceği-
İstihkak iddia eden şikayetçinin ihalenin feshini talep edemeyeceği-
İcra ve İflas Kanunu'nda pazarlıkla satışın şekline ilişkin bir hüküm bulunmadığından, satışın iptalinin ancak genel mahkemelerden istenebileceği (TBK. mad. 205 vd.), ve icra mahkemesince dosyanın görevli asliye ticaret mahkemesi gönderilmesi gerektiği-
Borçlunun yasal süresi içerisinde kıymet takdirine itiraz etmiş ise de, keşif mahallinde hazır bulunmayarak kıymet taktiri yapılamamasına kendi kusurlu davranışı ile sebebiyet verdiğinden bu hususu sonradan ihalenin feshi nedeni olarak ileri süremeyeceği-
Satış ilanının birer suretinin, borçluya ve alacaklıya ve taşınmazın tapu siciline kayıtlı bulunan alakadarların tapuda kayıtlı adresleri varsa, bu adreslerine tebliğ olunacağı, adresin tapuda kayıtlı olmaması halinde, varsa, adres kayıt sistemindeki adreslerinin tebligat adresleri olarak kabul edileceği, bunların dışında ayrıca adres tahkikinin yapılmayacağı, gazetedeki satış ilanının tebligat yerine geçeceği, bu durumda İİK.nun 127. maddesi uyarınca, tapu sicilinde adresi bulunan ilgiliye satış ilanının tebliğ edilmemesi ya da usulsüz tebliğinin başlı başına ihalenin feshi nedeni olduğu-
İhalenin feshi talebi üzerine icra mahkemesinin talep tarihinden itibaren yirmi gün içerisinde duruşma yapacağı ve taraflar gelmese bile icap eden kararı vereceği-
Satış bedelinin, taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olduğu, bu durumda borçlu tarafından kıymet takdirine itiraz edilmediği de gözetildiğinde zarar unsuru gerçekleşmemiş olup, borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararının bulunmadığı, bu husus mahkemenin de kabulünde olup, istemin bu nedenle reddinin yerinde olduğu, ancak bu durumda İİK'nun 134/2. maddesi uyarınca işin esasına girilmediğinden borçlu aleyhine para cezasına hükmedilmesinin isabetsiz olduğu-
İhalenin feshi isteminin reddine karar verilen şikayet konusu taşınmazın satış bedelinin, muhammen bedelin üzerinde olduğu anlaşıldığından, borçlu tarafından kıymet takdirine itiraz edilmediği de gözetildiğinde zarar unsuru gerçekleşmemiş olup borçlunun ihalenin feshini istemekte hukuki yararının bulunmadığı-
Borçlu tarafın ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürdüğü hususların icra hakimince, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olup, bu konuda bilirkişiye başvurulması yasaya aykırılık teşkil edeceğinden, bilirkişi ücretini yatırması için şikayetçiye verilen kesin sürenin sonuç doğurmayacağı, mahkemece, şikayetin esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği -
