Doğum tarihinin düzeltilmesine ilişkin davalar diğer kayıt düzeltme davaları gibi kamu düzeni ile yakından ilgili bulunduğundan, hakimin istemle bağlı kalmayarak kendiliğinden de yapacağı araştırma ile elde edeceği bulgulara göre ve öteki kayıtlarla çelişki yaratmayacak şekilde karar vermek zorunda olduğu-
Davacının anneannesinin nüfusa tesciline ilişkin tüm bilgi ve belgeler ile gidebildiği kadar üst soylarına ilişkin nüfus kayıtları ayrıca kişilerin babası olduğu iddia edilenin veraset ilamları ve nüfus kayıt bilgileri getirtilerek davacı ile irtibatlarının kesin olarak belirlenmesi gerekeceği-
Ad üzerindeki hakkın şahsa sıkı sıkıya bağlı bir temel kişilik hakkı olduğu, bir kimsenin ölümünden sonra adının değiştirilmesine olanak olmamasına rağmen davacı; baba adının düzeltilmesini istediğine göre çoğun içinde az da vardır kuralı uyarınca düzeltme isteminin tespiti de kapsayacağı dikkate alınarak davacının baba adının tespiti gerekeceği-
Nüfus kayıtlarında iki tane öz adın yazılması mümkün olmasına rağmen iki ismin aralarında virgül bulunmamasının gerekeceği-
Ad üzerindeki hakkın şahsa sıkı sıkıya bağlı bir temel kişilik hakkı olduğu bir kimsenin ölümünden sonra adının değiştirilmesine imkan olmasa da dosyada mevcut nüfus kayıt örneğinde; davacının hanesinde anne adı “Asye” olarak geçtiği, davacı, anne adının düzeltilmesini istediğine göre, çoğun içinde azı da vardır kuralı uyarınca düzeltme isteminin tespiti de kapsayacağı dikkate alınarak, her ne kadar ölü kişinin ismi değiştirilemez ise de; dosyada bulunan ve toplanacak kanıtlara göre koşulları oluştuğu takdirde davacının kendi nüfus hanesinde annesi olarak görünen ile diğer A.’nin aynı kişi olduğunun tespitine ve kayıtlar arasında bu şekilde bağ kurulmasına karar verilmesinin gerekeceği-
Kişilerin yerleşim yeri adreslerinin nüfus aile kütüklerinde bulunmasının zorunlu olduğu-
Dava, soybağının reddi değil, gerçeğe aykırı beyana dayalı oluşturulan nüfus kaydının düzeltilmesi (tescile itiraz) istemine ilişkin olup, nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme davalarının düzeltmeyi isteyen şahıslar tarafından yerleşim yeri adresinin bulunduğu yerdeki görevli asliye hukuk mahkemesinde açılacağı-
Çocuğu doğuran kadının, annesi olduğu, dolayısıyla anne yönünden açılacak davanın soybağı değil, doğuran kadının tespitine ilişkin olacağı, bu yönleri itibariyle istemlerin nüfus davası olduğu- İzmir İl Sağlık Müdürlüğü'nün ihbarı üzerine davalı nüfusa kaydedilmiş ve ihbara konu olay idari yönden düzeltilmiş olup somut olayda, ilgili resmi dairenin gösterdiği bir lüzum bulunmadığından Cumhuriyet Savcısının böyle bir davayı açma yetkisinin olamayacağı-
Nüfus kayıtlarındaki düzeltme davaları kamu düzeni ile yakından ilgili olup mahkemelerin hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunda olduğu-
“Mirasçılığın tespiti” talebinin öncelikle nüfus kaydının düzeltilmesi talebi niteliğinde olduğu, adı geçenlerin nüfusa 1925 tarihi olarak tescillerine ilişkin dayanak belgelerinin getirilmesi ve bu davada hukuki durumları etkilenecek olan tüm mirasçılarının da davaya katılımların sağlanması gerekeceğinden, mahkemece eksik taraf teşkili ve eksik inceleme ile işin esası hakkında hüküm kurulmasının doğru olmayacağı-