Nüfus kayıt düzeltim davaları, aile hukukuna ilişkin olmadığından; davaya asliye hukuk mahkemelerinde bakılması gerekeceği-
Nüfus kayıtlarındaki düzeltme istemine ilişkin davalarda, değişiklikten etkilenecek olan tüm mirasçıların davaya katılması sağlanarak ve DNA testi yaptırılıp alınacak rapor gözetilerek karar verilmesi gerekeceği-
Nüfus kayıtlarındaki düzeltme istemine ilişkin davalarda, mahkemelerin hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğunun bulunduğu-
Davacının Hemail ile ölü H. kızı olarak nüfusta kayıtlı olduğu anlaşılmakta olup davanın istem gibi kabulü halinde mevcut anne Hemail ve ölü baba H. ile yine gerçek anne olduğu iddia edilen C.e mirasçılarının hukukunu yakından etkileyeceğinden, mahkemece bu kişilerin davaya dahil edilerek gösterecekleri kanıtlar toplanıp ve iddia ile ilgili DNA testi de yaptırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesinin gerekeceği-
Soybağı ve mirası ilgilendiren nüfus kaydının düzeltilmesi istemine ilişkin davada verilecek kararla sağ babanın hukuku da etkileneceğinden adı geçenin davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmasının, ayrıca davacının iddiasını ispat için DNA testi yaptırmasının gerekeceği-
Her iki çocuk için de sağlık kurulu raporu aldırıldığına göre, mahkemece, nüfus kayıtlarındaki dava dışı diğer çocukların yaşları da değerlendirilip gerektiğinde davaya dahil edilerek ve onların da alınacak sağlık kurulu raporları gözetilerek, diğer kayıtlarla çelişki meydana getirmeyecek şekilde karar verilmesinin gerekeceği-
2525 Sayılı Soyadı Yasası'nın 3. maddesinde yabancı ırk ve millet isimlerinin soyadı olarak kullanılamayacağı belirtildikten sonra bu kanuna göre çıkartılmış bulunan 2891 Sayılı Soyadı Nizamnamesinin 7.maddesinde de “yabancı ırk ve ulus adları soyadı olarak kullanılamaz”, yine aynı Nizamnamenin 5.maddesinde de “yeni takılan soyadları Türk dilinden alınır” hükümlerine yer verilmiş olup, davacının almak istediği soyadının anılan Yasa ve Tüzüğün sözü edilen hükümlerine aykırı olduğu gözetilmeden, "Dizdar" olan soyadının “Dietz” olarak değiştirilmesine karar verilmiş olması bozmayı gerektireceği-
Kamu adına mutlak butlan davasını açan ve evliliğin iptalini isteyen C. Savcısına usulünce tebligat yapılıp duruşmaya katılımı ile taraf teşkili sağlanması gerekeceği ve nüfus kaydının düzeltilmesi istemi ile açılan dava dosyası incelenmeden karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Yasasının 36. maddesinde, ilgililerin nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme ve tespit davası açmak hak ve yetkisine sahip oldukları 14. maddesinde ise bir kimsenin vatandaşlıktan çıkması sonucu kaydı kapalı hale geleceği hükme bağlanmış olup, bu kişilerle ilgili sadece tespit davası açılabileceği Yargıtay uygulamaları ile kabul edildiğinden; çoğun içinde az da vardır ilkesi gözetilerek, düzeltme istemi içinde tespit de bulunduğundan kamu düzeni ile yakından ilgili bulunan nüfus kayıt düzeltme davalarının bu özellikleri gözetilerek öncelikle davacıların nüfus kaydında anneleri olarak gözüken kimsenin mirasçıları davaya dahil edildikten sonra işin esası hakkında tüm kanıtlar toplanıp oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekeceği-
