Nüfus kaydındaki düzeltme davaları kamu düzeni ile yakından ilgili olup, mahkemelerin hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunda olduğu, salt taraf beyanları ile yetinilmeyip, veraset ilamları temin edilerek tüm mirasçıları davaya dahil edilip dava ile ilgili beyanlarına başvurularak bildirdikleri kanıtları toplanıp, yerel kolluk araştırması yapılıp ve davacının kimin kızı olduğuna dair iddia ile ilgili olarak DNA testi yaptırılıp, alınacak rapor da gözetilerek Nüfus ve Vatandaşlık Genel Müdürlüğü'nden de varsa yangından önceki kayıtlar istenip baba hanesindeki ilk tescile ilişkin belgeler elde edildiği takdirde bu kayıt esas alınıp diğer kayıttaki (evlilik hanesindeki) bilgilerin düzeltilerek her iki kayıt arasında bağ kurulması gerektiği hususu da dikkate alınarak karar verilmesinin gerekeceği-
Nüfus kayıtlarındaki düzeltme istemine ilişkin davalarda, değişiklikten etkilenecek olan tüm mirasçıların davaya katılması sağlanarak ve DNA testi yaptırılıp alınacak rapor gözetilerek karar verilmesi gerekeceği-
Nüfus Hizmetleri Yasasına göre açılan kayıt düzeltme davalarının, kamu düzeni ile yakından ilgili olan davalardan olduğundan bu davalarda tarafların veya tanıkların beyanları ile bağlı kalmaksızın gerçeği araştırıp, doğru sicil oluşturması gerektiği, yaşının düzeltilmesi istenilene hastane sağlık kurulunca verilen ve bilimsel nitelik taşıyan yaş tespiti raporu esas alınarak doğum yılının bu rapora ters düşmeyecek ve diğer kayıtlarla da çelişki yaratmayacak biçimde düzeltilmesi gerekirken, adı geçenin yaşının istem gibi düzeltilmesine karar verilmesinin bozmayı gerektireceği-
Dosyada toplanan tüm bilgi ve belgeler, özellikle sağlık kurulu raporu ile istem doğrulandığından çocuğun nüfus kütüğündeki 12.12.1994 olan doğum tarihinin istem gibi düzeltilmesine hükmedilmesinin gerekeceği-
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Yasasının 36. maddesine göre; ilgililer nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltme ve tespit davası açmak hak ve yetkisine sahiptirler. Bir kimsenin vatandaşlıktan çıkması sonucu kaydı kapalı hale geleceğinden, bu kişilerle ilgili sadece tespit davası açılabileceği Yargıtay uygulamaları ile kabul edilmiştir. Nüfus kayıt düzeltme davaları diğer bir kısım davalarda olduğu gibi kamu düzeni ile yakından ilgili bulunmaktadır. Bu özelliklerinden dolayı hakim doğru sicili oluşturmak zorundadır. Açıklanan bu durum karşısında bilgi ve belgeler toplanıp işin esası hakkında tüm kanıtlar doğrultusunda oluşacak sonuca göre bir karar verilmesinin gerekeceği-
Nüfus kaydının düzeltilmesi istemine ilişkin davanın taraflarının yanlış gösterilmesi durumunda,bu durumun re'sen gözetilerek tarafların düzeltmesi için süre verilmesi gerektiği-
Nüfus kayıtlarına ilişkin düzeltmenin bunu isteyen şahıslar ile ilgili resmi dairenin göstereceği lüzum üzerine Cumhuriyet Savcıları tarafından dava konusu edilebileceği, ilgili resmi dairenin gösterdiği bir lüzumun bulunmaması ve dava konusu olay ile ilgili bir soruşturma bulunmaması halinde, bu davanın yanlış yazılım nedeni ile hukukları etkilenecek olan kişilerce harç vb. yükümlülükler yerine getirilerek açabileceği-
Nüfus kayıtlarındaki düzeltme istemine ilişkin davalarda, mahkemelerin hiç bir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunduğu gözetilerek, somut olayda mahkemece salt taraflar ve tanık beyanları ile yetinilmeyip bu iddia ile ilgili olarak tarafların göstermeleri ile mezarları bulunup DNA testi yaptırılarak raporları alınıp davacının iddiasının kanıtlanması halinde davanın kabulüne, aksi durumda ise (mezarlar bulunup DNA yapılamadığı takdirde) davanın reddine karar verilmesinin gerekeceği-
Nüfus kaydının düzeltilmesine ilişkin davalarda görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu; babalığın tespitine ilişkin istem yönünden ise, nüfus kaydının iptaline ilişkin davanın bekletici sorun yapılması, babalık davası yönünden davanın Hazine ve Cumhuriyet Savcılığına ihbar edilmesi, katıldıkları taktirde delillerinin de toplanmasından sonra gerçekleşecek sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
Nüfus kayıtlarında yer alan farklı isimlerin aynı kişi olduğunun tespiti ve buna bağlı olarak mükerrer kaydının iptali isteminde, mükerrer kaydın iptalinde, sonradan yapılan ikinci tescilin iptali gerekmekte ise de, tüm işlemlerinin mahkemece iptal edilmesine karar verilen kayda göre yapılmış olması nedeni ile ileride mağdur olmaması için kaydının iptaline ve ikinci kayıttaki adın, doğum tarihinin ve anne ve baba adının iptal edilerek ilk kayda göre düzeltilerek, baba hanesi ile evlilik hanesi arasında da bağlantı kurulması sureti ile karar verilmesinin gerekeceği-
