Kesinleşmemiş alacakların «icra dairesinde ve icra mahkemesinde» takas edilemeyeceği [BK. 118/II; (şimdi; TBK. mad. 139/II) hükmünün icra takiplerinde uygulanamayacağı]–
Borçlunun dayandığı belgenin kendisi tarafından ancak açığa imza atılarak düzenlenip borçluya verildiğini ileri süren ve bu savunmasını yazılı belge ile kanıtlayamayan alacaklının yaptığı takibin iptaline karar verilmesi gerekeceği–
Takip dayanağı bononun ceza mahkemesince emanete alınmış olması halinde, emanette bulunduğu sürece, bono hakkında zamanaşımı süresinin işlemeyeceği [TTK. 643/1; şimdi; Yeni TTK. mad. 731/(1)]–
İİK. 71 uyarınca icra mahkemesince «ödenen borç miktarında takibin kısmen iptaline» karar verilebileceği–
İİK. 71’e göre yapılan başvurunun -kural olarak- duruşma yapılarak istenebileceği, evrak üzerinde yapılan inceleme ile yetinilemeyeceği–
Takip konusu borcun bir kısmını «takipten önce», bir kısmını ise «takibin kesinleşmesinden sonra» ödediğini kanıtlayan borçlunun istemi üzerine, takibin tamamının değil ancak «takibin kesinleşmesinden sonra ödenen kısmı»nın iptaline karar verilmesi gerekeceği–
«İtfa» nedenine dayalı takibin iptali isteklerinde -gerek görülürse- «borç miktarını saptamak için» bilirkişi incelemesi de yapılarak uyuşmazlığın çözümlenmesi gerekeceği–
Borçlu tarafından açılan olumsuz tesbit davasının, mahkemece senedin icraya konulmaması ya da icra takibinin durdurulması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmiş olmadıkça zamanaşımını kesmeyeceği—
Borçlunun dayandığı âdi nitelikteki ibra belgesinin, alacaklı tarafından ikrâr edilmemesi halinde, icra mahkemesince tanık dinlenerek «takibin iptaline» karar verilemeyeceği