«Şikayet», teknik anlamda «dava» (HUMK. 178; şimdi HMK. 118) niteliğini taşımadığı gibi «şikayet dilekçesi»nin de «dava dilekçesi» (HUMK. 179; şimdi HMK. 119) niteliğinde olmadığı–
İlgilinin, tebligatın usulsüzlüğünü, icra dairesine dilekçe verdiği tarihte öğrenmiş sayılacağı (Yedi günlük şikâyet süresinin bu tarihten başlayacağı)–
«Tesbit kararı»na dayanılarak alacaklının genel haciz yolu ile takip talebini reddeden icra memurunun bu işlemine karşı süresiz şikayet yoluna başvurabileceği–
İİK.nun 45. maddesinin, kamu düzeni ile ilgili olduğu, bu nedenle «alacağı rehinle teminat altına alınmış olan alacaklının önce rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapması gerektiği»ne değinen şikâyetin süreye bağlı olmadığı–
Konkordato mühletine ilişkin karar tarihinden sonra yapılan hacizler geçersiz olduğundan (İİK. 289), bu hacizlere ilişkin alacağın sıra cetvelinde yer alamayacağı—
Kesinleşmemiş alacakların «icra dairesinde ve icra mahkemesinde» takas edilemeyeceği [BK. 118/II; (şimdi; TBK. mad. 139/II) hükmünün icra takiplerinde uygulanamayacağı]–
Taşınmazı üzerindeki ihtiyati haciz ile yükümlü olarak satın almış olan üçüncü kişinin sorumluluğunun, ihtiyati haciz miktarıyla sınırlı olmadığı, tıpkı borçlu gibi tüm dosya borcundan -taşınmazın satış bedelini aşmayacak şekilde- sorumlu olduğu–
‘İcra dairesince «borçlu» ile «taşınmaz maliki üçüncü kişi»ye ayrı ayrı “ödeme emri” (“icra emri”) gönderilmesi gerektiği’ (İİK. 148b/1; 149/I) hususunun kamu düzeni ile ilgili olduğu, buna uyulmamış olmasının «süresiz şikâyet» nedeni olacağı–
Şikâyet dilekçesinde hasım gösterilme zorunluluğunun bulunmadığı–