İcra takibinde açıkça itirazdan ya da şikayetten vazgeçilmeksizin, İcra Mahkemesi’ne başvurulduktan sonra borcun cebri icra tehdidi altında ödenmesi şikayeti ve itirazı konusuz kılmayacağı, her dava ve şikayet, davanın açıldığı (şikayetin yapıldığı) tarihteki koşullara göre değerlendirileceğinden (HGK. 2011/12-177 Esas, 2011/300 Karar sayılı 11.05.2011 tarihli kararı), mahkemece, borçlunun şikayetlerinin esası incelenerek, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Asıl borçlu ve ipotek veren sıfatı bulunmayan, genel kredi sözleşmesinin müşterek borçlu-müteselsil kefili olan şikayetçinin, kendisi hakkında İİK'nun 150/ı maddesinde göre ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip yapılamayacağı, şikayetçi yönünden ipotekli takibin iptaline karar verileceği-
Aynı ilamdan kaynaklanan farklı alacakların ayrı icra dosyalarında takip konusu yapılamayacağı, bu durumun hakkın kötüye kullanılması niteliğinde sayılıp, şikayetin kabulüne karar verilmesi gerekeceği-
İcra dosyasına sunulan takip talebi ve buna uygun olarak düzenlenen icra emrinde takip tarihinden sonrası için “asıl alacak için hesaplanacak aylık %10 oranından az olmamak üzere kar payı (faiz)” talebi bulunduğundan, mahkemece aynı kabul doğrultusunda bu talebin de takip tarihinden sonrası için asıl alacağa işleyecek Amerikan Dolarına uygulanacak yabancı para faizi ile tahsili yönünde düzeltilmesi gerekeceği-
Borçlunun takipte ilama aykırı olarak faiz talep edildiği yönündeki iddiası ilama aykırılık şikayeti olup bu tür şikayetler kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle süresiz olarak İcra Mahkemesi önüne getirilebileceği (HGK'nun 21.06.2000 tarih 2000/12-1002 sayılı Kararı)-
Borçlunun haline münasip evi için emsal alınan konutun 0 (sıfır) yaşında olduğu görüldüğünden, bu tür konutların değerinin diğerlerine göre yüksek olabileceği ve icra takibinde esas olanın alacaklının alacağına kavuşturulması olduğu hususu göz önünde bulundurulduğundan, bu durumda ancak ihtiyacı karşılayacak daha mütevazi, kullanılmış ve meskeniyet şikayetine konu edilen yer ile aynı yaşlarda konutların değerleri göz önünde bulundurularak inceleme yaptırılması ve buna göre sonuca gidilmesi gerekeceği-
Davadan feragat HMK'nun 311. maddesi gereğince kesin hükmün sonuçlarını doğuracağı ve karşı tarafın kabulüne de bağlı olmadığı-
2577 sayılı Yasa'nın 1. maddesi uyarınca; Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemeleri'nin görevine giren uyuşmazlıkların çözümü, bu Kanunda gösterilen usullere tabi olup, Yasa'nın 28/2. maddesine ilişkin anılan değişikliğin, adli yargı mahkemeleri tarafından verilen ilamların infazında uygulanma olanağı bulunmadığından, takip dayanağı ilam adli yargıdan verilmiş adli yargı ilamı olup, anılan yasa kapsamında uygulama yapılamayacağından, mahkemece şikayetin reddi gerekeceği-