Takibin kesinleşmesinden sonra murisin ölümü halinde mirasçıların, mirası usulüne uygun reddettiklerine ilişkin mahkeme kararı almaları halinde mirasçılar aleyhinde takibe devam edilmesi ve mirasçıların mal ve haklarına haciz konulmasının mümkün olmadığı, şikayetçi mirasçının kendisine yönelen icra takip işlemlerini süresiz şikayet yolu ile iptal ettirebileceği-
Davacı alacaklının dava konusu icra takibi ile uzayan dönem için kendi payına düşen aylık kira bedelinin tahsilini talep ettiği, bu durumda mahkemenin alacağına haciz konulmuş olması yanında ilaveten takibe konu kira sözleşmesinde üç kiralayan bulunduğu halde takibin sadece davacı alacaklı tarafından başlatılmasının yerinde olmadığı, davacı alacaklının ancak kendi payına düşen kira bedelini isteyebileceği anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı-
Herkes için kesinleşmiş olan “ihale şartları” çerçevesinde yapılan ihalenin kesinleşmesinden sonra, ihale alıcısının, KDV’nin düşük olması gerektiğinden bahisle icra mahkemesine başvurularak şikayette bulunması mümkün olmadığı-
İlama dayalı alacak temlik etmiş olup, temliknamenin geçerliliğinin icra mahkemesince tartışılamayacağı- Haciz talebinin reddi yönündeki icra müdürlüğü işleminin doğru olmadığı; icra mahkemesince anılan işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği-
Murisin ölümü üzerine üç gün ve devamında üç ay süre ile mirasçıları hakkında takip yapılamayacağı, bu sürelere uyulmadan takibe geçilmesi halinde "takibin iptaline" karar verilmesi gerekeceği- Bu konudaki şikayetin süresiz olarak yapılabileceği-
Haricen tahsil olunan paranın, icra müdürlüğünce tahsil edilmemiş olması halinde, alacaklının cezaevi harcı ödememesi gerekeceği-
İİK. mad. 135 uyarınca, taşınmaz bir üçüncü kişi tarafından işgal edilmekte ise, ihalenin kesinleşmesi üzerine alıcının, icra dairesinden, üçüncü kişinin taşınmazdan çıkarılmasını isteyebileceği- Şikayete konu tahliye emrinin taşınmazda hissesi bulunan ve alacaklı tarafından taşınmazda işgalci olduğu iddia edilen şikayetçiye tebliğ edilmiş olması nedeni ile tahliye emrinin iptaline ilişkin şikayette aktif husumet ehliyetinin bulunduğunun kabulü gerektiği-
1. haciz ihbarnamesine yasal süre içinde itiraz edilmesi durumunda, borçlunun, üçüncü kişi nezdinde 89. madde kapsamında haczedilecek bir alacağı bulunmadığı kabul edileceğinden, kendisine 2. haciz ihbarnamesi gönderilemeyeceği, buna rağmen tebliğ edilen 2. ve 3. haciz ihbarnamelerinin iptali istemi, bir hakkın yerine getirilmemesine ilişkin olup İİK. mad. 16/2 uyarınca süresiz şikayete tâbi olduğu-
İtiraz dilekçesinin, 17/11/2015 tarihinde ........ 1. İcra Dairesinin 2015/25376 Muhabere numarası ile gönderildiği, itirazın reddine ilişkin şikayete konu kararın, şikayetçinin yüzüne karşı verilmediği gibi, şikayetçi-borçluya tebliğ de edilmediği, dolayısıyla 11/01/2016 tarihinde yapılan şikayetin süresinde olduğunun kabulü gerekeceği-
Şikayetçinin, şikayete konu ettiği haczin konulduğu icra takibinin tarafı olmayıp, 3. kişi olmakla, anılan dosyadan uygulanan haczin düştüğünü ileri süremeyeceği gibi, haczin devam ettiğine dair kararın kaldırılmasını da talep edemeyeceği, aynı taşınmaz üzerinde kendisinin de haczi bulunan şikayetçi 3. kişinin, şikayet konusu yaptığı hususların, ileride sıra cetveli yapılmasından sonra, sıra cetveline itiraz yoluyla ileri sürülmesi durumunda değerlendirme konusu yapılabileceği-
