Şikayete konu icra takip dosyasında, İstanbul Deftarlığı'nda bulunan alacaklara haciz konulduğu, İstanbul Defterdarlığı'nca dosyaya en son 31/08/2015 tarihinde para gönderildiği, şikayet tarihi itibari ile dosya borcunun tamamamen ödenip infaz edilmediği ve dosyanın infazen kapatılması işlemi şikayet tarihinden sonra olduğu için hacizli hesaptan gelen paranın ödenmesi haczedilmezlik şikayetinin esasının incelenmesine engel olmadığından şikayetin esasının incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği-
İİK. mad. 79/1 uyarınca icra dairesinin haciz talebinden itibaren en geç 3 gün içinde haczi yapması gerekeceği- İİK. mad. 85/1 uyarınca borçlunun kendi yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır malları ile taşınmazlarından ve alacak ve haklarından ana, faiz ve masraflar da dahil olmak üzere bütün alacaklara yetecek miktarının haczolunacağı- İİK. mad. 85 ve 79 uyarınca icra müdürüne haczin uygulanması konusunda takdir yetkisi tanınmadığı- İcra müdürüne sadece alacaklara yetecek miktarı saptanması konusunda takdir hakkı tanındığı- Yargıtay Hukuk Genel Kurulu yerleşik kararlarının icra müdürünün bir malın haczinin caiz olup olmadığı konusunda kural olarak takdir hakkının olmadığı, haciz talebini yerine getirmek zorunda olduğu, o malın haczinin caiz olup olmadığı ancak, borçlunun şikayeti üzerine icra mahkemesinde incelenebileceği yönünde olduğu-
Mahkemece, üçüncü kişinin usulsüz tebligat ile ilgili şikayetinin sonucu, alacaklının icra müdürlüğü işlemine ilişkin şikayetinin de sonucunu etkileyeceğinden, dosyasının bekletici mesele sayılması ve kesinleştikten sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-
İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibinde, İİK'nun 150/b maddesine göre, ipotekli taşınmaz kiracılarına, işleyecek kiraların icra dairesine ödenmesi için muhtıra gönderilmesinin, İİK'nun 159/1. maddesi kapsamında muhafaza tedbiri olmayıp, ipotekli icra takibinin devamı niteliğinde ve bunun doğal sonucu olan bir işlem olduğu-
Şirket ortağının, İİK'nun 89. maddesinin uygulanmasında, şirket açısından 3. kişi sayılacağı ve şirket hakkında borçlu sıfatıyla yapılan icra takibi nedeniyle, borçlu şirketin hak ve alacaklarının haczi için şirket ortağına İİK'nun 89. maddesi uyarınca haciz ihbarnamesi gönderilebileceği-
Borçlu şirketin yetkilisinin bulunup bulunmadığı tespit edilmeksizin daimi çalışana yapılan tebligatın usulsüz olduğu- Mahkemece tebligatların usulsüzlüğü kabul edildiğine göre, Teb. K'nun 32. maddesi uyarınca, öğrenme tarihinin tespitiyle, 89/1 haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin bu tarihe göre düzeltilmesine, usulüne uygun olarak 89/1 haciz ihbarnamesi çıkarılmadan 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnameleri çıkarılamayacağından veya çıkarılmış olsa bile hükümsüz sayılacaklarından 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin iptaline ve hacizlerin kaldırılmasına karar verilmesi gerekeceği-
İcra müdürlüğünün 3. kişiye gönderdiği belgenin 1. haciz ihbarnamesi şekil şartlarına uygun olmadığı anlaşıldığından, anılan belgenin bu haliyle sadece haciz müzekkeresi olarak kabul edilebileceği, haciz ihbarnamesi sayılamayacağı- Adi ortaklığa çıkarılan haciz müzekkeresinin hukuki sonuç doğuramayacağı-
İSKİ tarafından İcra Mahkemesi'ne sunulan 02.06.2016 tarihli yazı cevabında söz konusu alacaklar, çevre ve temizlik vergisi payı olarak nitelendirilmiş ise de, şikayet üzerine haciz konulan paraların gerçek niteliği, mahkemece gerektiğinde yerinde uzman bilirkişi aracılığı ile denetlenerek belirlenmesi gerekip eksik inceleme ve yazılı gerekçe ile haczin kaldırılmasına karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
İcra mahkemesinin, İİK. madde 89/4 gereğince açılan tazminat davalarını, icra hukuk ve icra ceza mahkemesi adıyla iki ayrı mahkeme bulunmadığından, hem hukuk hem de ceza mahkemesi sıfatıyla inceleyeceği ve sonucu karara bağlayacağı, icra ceza mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı veremeyeceği, bu nedenle, İİK. mad. 89/4 gereği hem tazminat hem ceza talep edildiyse mahkeme hakiminin davaya icra ceza hakimi sıfatıyla bakmasının gerektiği-
Mahkemece; öncelikle İİK. madde 89/1 gereği haciz ihbarnamesi tebliğ edilen 3. kişi ile aleyhine dava açılan kişi arasında herhangi bir hukuki bağı olup olmadığı, itiraz edenin maddi bir hata gereği itirazında davalı olarak gösterilen kişinin ismini yazıp yazmadığı ve davalının da bu yönde itirazlarının var olup olmadığı araştırılarak sonuca göre karar verilmesi gerekeceği-