Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve özellikle ekonomik göstergelerdeki değişim ile TÜİK'in yayınladığı ÜFE artış oranı nazara alındığında takdir edilen miktarın çok olup, TMK 4.maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bulunmadığı, mahkemece, endekse göre uygun bir miktarda nafaka artışına karar verilmesinin gerekeceği-
Nafaka alacaklısı kadının evlenme olmadan da fiilen evliymiş gibi yaşaması da nafakanın kaldırılması için yeterli sebep olduğu gözetilmeden yalnızca davalının resmi nikah yapmadığı gerekçesiyle davanın reddinin doğru olmadığı-
"Asgari ücretle çalışılmakta bulunulması"nın yoksulluk nafakası bağlanmasını veya yoksulluk nafakasının ortadan kaldırılmasını gerektiren bir durum olarak kabul edilmeyeceği-
Dava tarihi itibariyle kaldırılması istenen nafakanın tedbir nafakası olduğu, zira, boşanma ilamının henüz kesinleşmemiş durumda olduğu, bu nedenle mahkemece, istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yoksulluk nafakasının kaldırılmasına ilişkin şartların gerçekleştiğinden bahisle istemin kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
HUMK’nun 74. Maddesi gereğince, taleple bağlılık ilkesi göz önüne alındığında, davacının talebinin nafaka borcu nedeni ile davacı aleyhine yapılan takipten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline karar verilmesi olduğu halde, davalı lehine hükmolunan nafakanın kaldırılmasına da karar verilmesinin doğru görülmediği-
Boşanma davasından sonra davacının gelirinin azaldığı, davalının ise anne ve babasının ölümü üzerine ihtiyaçlarını karşılayacak oranda bir gelire sahip olduğu anlaşılmakla hakkaniyet uyarınca yoksulluk nafakasının uygun bir miktara indirilmesine karar verilmesinin gerekeceği-
Gerçekleşen bu sosyal ve ekonomik durumları, davalının ayrıca iştirak nafakası ödemesi, yoksulluk nafakasının niteliği ve özellikle ekonomik göstergelerdeki değişim ile TÜİK’in yayınladığı ÜFE artış oranı nazara alındığında takdir edilen yoksulluk nafakası miktarının çok olup, TMK’nun 4. Maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun bulunmadığı-
Davalı kadının nafakadan başka geliri olmadığı, yoksulluktan kurtulmadığı ve 2005 yılından beri aynı miktar nafaka aldığı ve bu süre zarfında ekonomideki değişiklikler, ÜFE artış oranları dikkate alındığında, mahkemece; TMK.nun 4.maddesi gereğince “hakkaniyete” uygun bir miktar nafakanın artırılmasına karar verilmesinin gerekeceği-
Davacı için takdir edilen yoksulluk nafakası ile velayeti anneye bırakılan müşterek çocuk için takdir edilen iştirak nafakasının boşanma hükmünün kesinleşme tarihinden itibaren geçerli olacağı- Davalının askere sevk ve terhis tarihleri saptanıp davalının "er" olarak askerlik yapmış olması halinde, askerlik görevi döneminde yükümlülükleri karşılayacak bir gelir ve malvarlığına sahip bulunmadığı, er olarak askerlik görevini yapanların askerlikleri süresince iaşesinin Devlet tarafından karşılandığı, bu durumda olanların askerlik hizmeti süresince nafaka ile sorumlu tutulamayacağı gözetilmeden davacının yanında bulunan müşterek çocuk için dava tarihinden itibaren tedbir nafakasına hükmedilmesinin hatalı olduğu-
