Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği ve müşterek çocuğun artan ihtiyaçları ve nafakaya ilk hükmedildiği tarihten, dava tarihine kadar 5 yıllık bir sürenin geçtiği nazara alındığında takdir edilen iştirak nafakasının düşük olduğu-
Hakimin iştirak nafakası miktarını belirlerken; çocuğun yaşını, eğitim durumu, günün ekonomik koşullarını, genel ihtiyaçları ve ana-babanın mali durumunu dikkate almasının gerekeceği-
Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumları, nafakanın niteliği, taraflar arasındaki boşanma davasının kesinleşme tarihi sonrasında geçen süre, özellikle ekonomik göstergelerdeki değişim ile TÜİK’in yayımladığı ÜFE (TEFE) artış oranı nazara alındığında mahkemece takdir edilen yoksulluk nafakası artırım miktarı fazla olup, TMK’nun 4. maddesinde vurgulanan hakkaniyet ilkesine uygun olmadığı-
Davalının boşanma davasından sonra asgari ücretle çalışıyor olmasının onu yoksulluktan kurtarmasa bile; hakkaniyet gereği şimdilik nafakanın uygun bir miktar indirilmesine karar verilmesi gerekirken davanın tümden kabulünün doğru olmadığı-
Mahkemece yapılacak işin; öncelikle davalının yoksulluk nafakasının kaldırılmasına dair beyanının varlığını araştırıp, davalının kabulü varsa, hasıl olacak sonuca göre karar vermek olmasının gerekeceği-
Tarafların boşanma davası sırasındaki ve şimdiki durumları arasında sosyal ve ekonomik yönden önemli bir değişiklik olup olmadığının araştırılmasının gerekeceği, “Çoğun içinde az da vardır” ilkesine göre nafakanın kaldırılması talebi azaltılması talebini de kapsadığından yapılacak ekonomik – sosyal durum araştırmalarının sonucuna göre nafakanın kaldırılması yanında azaltılması da düşünülebileceğinden ayrıntılı araştırma yapılmaksızın yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği, kararın bozulmasının gerektiği-
Mahkemece; dava tarihindeki şartlara göre, davacının yoksulluğunun azaldığı gözetilerek, davacının yoksulluk nafakasının artırılmasına yönelik davasının reddine karar verilmesinin gerekeceği-
Nafaka alacaklısı davacının ihtiyaçları ile nafaka yükümlüsü davalının gelir durumunda, nafakanın takdir edildiği tarihe göre olağanüstü bir değişiklik olmadığı takdirde; yoksulluk nafakası TÜİK’in yayınladığı ÜFE oranında artırılmasının ve böylece taraflar arasında önceki nafaka takdirinde sağlanan dengenin korunmasının gerekeceği-
Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir hükmüne göre davacı lehine nafakaya hükmedilmesi için, nafaka isteyenin kusurunun karşı taraftan daha ağır olmamasının gerekeceği, başka bir ifade ile yoksulluk nafakası isteyen tarafın en fazla eşit kusurlu olmasının gerekeceği-
Boşanma üzerinden henüz 1 yıl geçmemiş olup dava tarihi itibariyle de davacının ekonomik durumunda önemli ölçüde bir değişikliğin gerçekleştiği de kanıtlanmış olmadığından mahkemece söz konusu nafakadan indirim yapılmasını gerektirecek nitelikte davacının ekonomik durumunda değişiklik olup olmadığı tartışılmadan karar verilmesinin doğru olmayacağı-