Mahkemece, dava reddedilmişse de; idari işlemin idare mahkemesinde iptali halinde, davacıların ileri sürdükleri kendilerinden fazla kesilen düzenleme ortaklık payının hazineye tesciline ilişkin işlemin yolsuz hale geleceğinden ve eldeki davanın sonucunu etkileyeceğinden, davacıların idare mahkemesinde açtıkları, imar şuyulandırma işleminin iptaline yönelik davanın sonucunun beklenmesi ve ondan sonra işin esası yönünden bir karar verilmesi gerekeceği-
Davacının Türk Medeni Kanunu’nun 1025. maddesine dayanarak açmış olduğu bu davada, davacının hukuki yararının salt tapu kaydının iptal edilmesinde değil, aynı zamanda taşınmazın tapuda adına tescil edilmesinde olacağı, salt tapunun iptalinin talep edildiği davada, bu husustaki eksikliğin, usule ait bir yanlışlığın veya bir noksanın düzeltilmesi mahiyetindeki ıslah yoluyla ya da davacı idareye ayrıca tescil davası açtırılması suretiyle giderilmesinin olanaklı olacağı-
Yolsuz tescil nedenine dayalı davaların görüleceği ve uyuşmazlıkların çözüleceği yerin adli yargı olduğu ve davaya bakmakta genel mahkemelerin görevli olduğu-
Ketmi verese nedeniyle davalı adına olan tescilin yolsuz olduğu, davalıların bu olguyu bilen ya da bilmesi gereken kişi konumunda bulundukların ileri sürülerek açılan davada, mahkemece davalının iyiniyetli olup olmadığı konusunda yapılan araştıma ve soruşturmanın hükme yeterli olduğunu söyleyebilme olanağının olmayacağı-
Mahkemece 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi uyarınca yapılan tebligat, davet veya ilanen tebliğden sonra taşınmaz malın başkasına devir ve ferağ veya temlikinin yasak olduğu hükme bağlandığından, taşınmaza ait sicil kaydının davalı şirkete devir tarihinden önce dava açıldığına göre ve 2942 Sayılı Yasanın 10. maddesi hükmü uyarınca yapılacak tebligatların bu dava kapsamında ve sürecinde olduğu gözetildiğinde sonradan yapılan sicil kaydının intikali ve davalı adına tescili işleminin yolsuz tescil niteliğinde olacağı-
Davadaki istek yolsuz tescil durumuna düşen imar parsellerinin sicil kayıtlarının iptali ile öncesini teşkil eden kadastral parselin geometrik ve hukuki durumunun ihyasına ilişkin olduğundan, bu belirlemeye göre taraflar arasında mülkiyetten kaynaklanan bir çekişmenin bulunmadığı, o halde mahkemece davalı Belediye aleyhine maktu avukatlık ücretinin karar altına alınmış olmasında bir isabetsizlik olmayacağı-
Davadaki istek yolsuz tescil durumuna düşen imar parsellerinin sicil kayıtlarının iptali ile imar parsellerinin öncesini teşkil eden geometrik ve hukuki durumun ihyasına ilişkin olduğu gözetildiğinde, taraflar arasında mülkiyetten kaynaklanan bir çekişmenin bulunmadığı, bu nedenle, mahkemece davalı Belediye aleyhine maktu vekalet ücretinin karar altına alınmasında bir isabetsizlik bulunmayacağı-
