mahkemece, HMK'nın 26. maddesi uyarınca taleple bağlı kalınarak manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken talep aşımı yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Evlilik birliği içerisinde edinilmiş mallardan olan dava konusu şirketin eşler arasındaki tasfiyesi sırasında, şirketin mal rejiminin sona erdiği andaki durumuna ve niteliğine göre beklenen değeri, Tüketici Fiyat Endeksi nazara alınarak tasfiye tarihindeki sürüm değeri göz önünde bulundurularak bir sonuca varılması gerektiği- Aynı davada tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceği-
Mahkemece, HUMK 74 (HMK 26) maddesi uyarınca taleple bağlı kalınarak tedavi giderleri için tazminata hükmedilmesi gerekirken talep aşımı yapılarak yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı- Haksız eylemlerde zarar sorumlusunun, her hangi bir ihtara gerek kalmaksızın haksız eylem tarihinden itibaren temerrüde düşmüş kabul edileceği-
Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği- İcra memuru senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse, borçluya senet sureti ile birlikte hemen bir ödeme emri göndermesi gerektiği- Borçlu adına çıkarılan ödeme emri tebliğ evrakında, ''bu zarfta ödeme icra emri vardır'' şerhinin bulunduğu ve takip dayanağı bono suretinin ödeme emri ekinde gönderildiğine ilişkin bir açıklamanın tebligat mazbatası üzerinde yer almadığı görüldüğü durumda, hakimin talepten noksanına hükmedebileceğine ilişkin yasal düzenleme göz önünde bulundurularak ödeme emri tebliğ işleminin iptaline karar vermesinin gerekeceği-
Talep, TBK. mad. 315 'de öngörülen temerrüt nedeniyle tahliye olduğuna göre, temerrüt nedeniyle tahliye şartlarının incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği-
11. HD. 10.11.2016 T. E: 9058, K: 8727-
Ziraat mühendisi bilirkişinin raporu ele alındığında; davacıya ait buğday ekili olan parselin yanında, dava dışı şahsa ait parsel için de zarar hesabı yapıldığı ve mahkemenin bu raporu esas alarak hüküm kurduğu anlaşılmış olup, talepten fazlasına karar verildiğinden hükmün bozulması gerektiği-
Mahkemece usulüne uygun olarak harcı yatırılmış bir ıslah olmadığı halde talep aşılarak 6.754,33 TL gecikme faizi alacağının davalıdan tahsiline hükmedilmesinin doğru olmadığı-
Maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkin davada; hakimin,tarafların talep sonuçları ile bağlı olduğu- Talebin fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği- Duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebileceği- Davacının kiralananı tahliye ettikten sonra, yeni kiraladığı veya kiralayacağı işyerine yapacağı masrafları davalıdan talep etmesi mümkün olmadığından bu talep yönünden istemin reddine karar verilmesi gerekeceği-
Davacının, tahkikat aşamasında iddiasını genişleterek TMK. mad. 174/1-2 uyarınca maddi ve manevi tazminat talebinde bulunması ve davalının bu talebe açık rızasının bulunmaması ve bu konuda usulünce yapılmış bir ıslah işlemi de bulunmaması halinde, mahkemece hakkında olumlu ya da olumsuz karar verilebilecek nitelikte bir tazminat talebi mevcut bulunmadığından, talepten fazlasına hükmedilemeyeceği (HMK. mad. 26)  ve davacının tazminat talepleri hakkında “usulüne uygun ileri sürülmediğinden karar verilmesine yer olmadığına” şeklinde karar verilmesi gerektiği-