TÜRK BORÇLAR KANUNU > - Genel Hükümler > - Borç İlişkisinin Kaynakları > - Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri > - A. Sorumluluk > - IV. Özel durumlar > - 1. Ölüm ve bedensel zarar > Madde 53 - a. Ölüm
Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik ve AAÜT bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği-
Davacının maluliyet oranını kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde belirleyen uzman heyet raporunun karara esas alınmasında isabetsizlik görülmediği- Tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olduğu, davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığı-
Uyuşmazlığın davalı belediyece işletilmekte olan Halk Plajında makarna olarak adlandırılan suda batmayan yüzme aracı ile suya giren kişinin, denizde bulunan dubalara doğru yüzerken makarnayı elinden kaçırması sonucu boğularak hayatını kaybetmesi üzerine hizmet kusuru hukuksal nedenine dayalı olarak açılan tam yargı davasına ilişkin olduğu - Somut uyuşmazlıkta İdare Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda işletmeciye %40, belediyeye %40 oranında birinci derece asli kusur yüklendiği, kaymakamlığa ise %10 oranında ikincil derece tali kusur yüklendiği- Bilirkişi raporunda müteveffanın ölüm olayının meydana gelmesinde kaymakamlığın da %10 oranında ikinci dereceden tali kusur isnadında bulunulduğu halde idare Mahkemesince anılan idarenin de hasım mevkiine alınarak bir karar verilmesi gerekirken davanın ihbarı kararı verilmek suretiyle esasen olayda kusuru bulunan bir idarenin davalı idare yanında müdahil sıfatı ile davaya katılımı sağlanarak bakılan davanın sonuçlandırılmasının isabetsiz olduğu- Davacıların destekten yoksun kalma tespitine ilişkin bilirkişi raporunda PMF 1931 hayat tablosunun esas alındığı, ancak tazminat hesabına esas bakiye ömrün belirlenmesinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 tablosunun esas alınması gerektiği-
Davalının kazada sorumluluğu olduğu, hükme esas alınan kusur raporunun oluşa uygun, aktüer bilirkişinin hazırladığı rapor ile hesaplama tekniğinin ise gerekçeli, mevzuata ve denetime uygun olarak ve Yargıtay uygulamaları gözetilmiş olması sebebiyle karar vermeye yeterli olduğu, müterafik kusurun ispat edilemediği ve davacı için maktu vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik bulunmadığı-
Trafik kazası sonucu davacıların eşi/babası/çocuğu olan murislerinin ölümü nedeniyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla; tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kazanın meydana geldiği tarih de göz önünde bulundurularak davacılar için hak ve nesafet kuralları çerçevesinde daha düşük manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği-
Davacılar desteği olduğu iddia edilen ölen desteğin alt ve üst soyunu gösterir aile nüfus kaydının celbi ile, annenin hayatta olup olmadığının tespit edilmesi hayatta olması durumunda da yapılacak tazminat hesaplamasında dava dışı anne ve babasının da destek paylarının dikkate alınması suretiyle (babanın ölü olduğu anlaşılmakla onun payı, sağ ise anneye aktarılarak) hesaplama yapılması gerektiği- Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik ve AAÜT bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği-
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davada dava dışı 3. kişiye ödeme yapan trafik sigortacısının ödediği bedelin, davalı sigortalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir...
Davacının sigorta şirketine başvurusu olduğu, bu başvurunun 13.01.2021 tarihinde davalıya ulaştığı ve davalının 26.01.2021 tarihinde temerrüde düştüğü, kusur raporunun denetlenebilir ve usule uygun düzenlendiği, hesaplama yönetiminin usule uygun olduğu ancak desteğin askerlik döneminin hesaplamadan düşülmediği anlaşıldığından ek rapor alındığı, ıslah dilekçesinin davalı tarafından sigorta tahkim sistemi üzerinden incelenebileceği ve vekalet ücretinin belirlenecek ücretin 1/5 oranında olması gerektiği-
Davacının desteği K.Ç.' nin hem araç işleten hem de sürücü konumunda olduğu ve desteğin %100 kendi kusuru ile vefat ettiği, hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin teminat dışı olduğu, bu nedenle işleten ve sürücü konumunda olup kendi kusuru ile tek taraflı trafik kazasında vefat eden K.Ç.' nin desteğinden yoksun kaldığını ileri süren davacının tazminat talebinin yerinde olmadığı, bu nedenlerle davalı vekilinin itirazının yerinde olduğu, davacı vekili tarafından Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararındaki maddi hatanın düzeltilmesi için itiraz edilmiş ise de davalı vekilinin itirazları nedeniyle varılan sonuç doğrultusunda yapılan maddi hatanın sonuca etkili olmadığı-
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'na göre davalı sigorta şirketi manevi tazminattan sorumlu olmadığından manevi tazminattan sorumluluğuna karar verilmesinin doğru olmadığı- Kaza tarihinden itibaren yasal faiz talep etmişse de temyiz dilekçesinde dava tarihinden itibaren faiz talep ettiği anlaşıldığından talep gibi dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faize göre karar verilmesi gerektiği-