Alacaklı şirketin ticaret siciline terkiniyle tüzel kişiliği sona ermiş olmasına karşın; vekil, karar tarihine kadar vekillik görevini sürdürmüş olup halen şirketin ihya olunmadığı anlaşıldığından, TBK. mad. gereğince, öncelikle borçluya, alacaklı şirketin yeniden “ihyası” için görevli ve yetkili mahkemede dava açabilmesi için yeterli ve kesin süre verilmesi; borçlunun “ihya davasını” açmaması ya da açmak istememesinin saptanması durumunda ise; HMK. mad. 54 ve 55 uyarınca işlem yapılması, ihya davası açılmasını sağlamak amacıyla kayyım atanmasına karar verilmesi, alacaklı şirketin ihyasıyla yeniden tüzel kişilik kazanması durumunda da gerekli tebliğ işlemlerinin yapılması, ve taraf teşkili sağlandıktan sonra uyuşmazlığın hükme bağlanması gerektiği-
Alacaklı vekilinin, icra dosyasının yetkili icra müdürlüğüne gönderilmesi için iki haftalık kesin süreden sonra talepte bulunması halinde, mahkemece; kamu düzeni ile ilgili olan HMK'nun 20. maddesi gözetilmek suretiyle takibin açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği-
Daire'nin bozma ilamı maddi hataya dayalı olup, Anayasa Mahkemesinin 10/02/2016 tarih ve 2015/96 Esas - 2016/9 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı HMK.nun 20. maddesinde belirtilen “bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten” ifadesinin iptal edilmesi nedeniyle belirtilen bu hususların re'sen gözetilmesi gerektiği dikkate alındığında, bozmaya uyulmuş olması, taraflar lehine usulü kazanılmış hak oluşturmayacağı gibi, kararın şikayetçi tarafından temyiz edilmesi halinde dahi aleyhe bozma ilkesinin nazara alınamayacağı-
HMK. mad. 20 uyarınca taraflarca dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi için talepte bulunulması gerektiği, dosyada bu yönde herhangi bir talebin bulunmadan, mahkemece talep olmaksızın resen dosyanın gönderildiği ve talep için öngörülen 2 haftalık sürenin de dolduğu anlaşıldığından, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği-
Konkordato davalarında, borçluların adrese dayalı kayıt sisteminde kayıtlı yer mahkemesinin yetkili olduğu, bu yetki kuralının kamu düzenine ilişkin kesin yetki kuralı olduğu-
HMK' nun 20. maddesi uyarınca; görevsizlik kararının onanmasına dair ilamı davacıya tebliğ edilmedikçe 2 haftalık hak düşürücü süre başlamayacağından, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu-
Borçlunun tescil işleminin iptaline ilişkin asıl şikayet dosyası hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi isabetsiz olsa da, bu hususun borçlu tarafından temyiz konusu yapılmadığı- Yargıtay 12. HD'nce mahkeme kararının, ihalenin feshine yönelik birleşen dosya yönünden yetkisizlik kararının gereğinin süresinde yerine getirilmediğinden bahisle re'sen açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğinden bozulduğu- Somut uyuşmazlıkta icra mahkemece, bozma ilâmına uyma kararı verilmesine rağmen bozma ilamı aşılmak suretiyle bozma nedeni yapılmayan ve tescil işleminin iptali talebine ilişkin asıl davanın reddine karar verilerek, bu istem ihalenin feshi gibi değerlendirilip para cezasına da hükmedildiği- Bozma ilamına uymakla, uyma kararı ile bağlı hale gelen mahkemenin uyduğu bozma ilâmında gösterilen esas çerçevesinde işlem yapması ve hüküm kurması gerektiği-
Sulh hukuk mahkemesince verilen görevsizlik kararının kesinleştiği tarihe göre 2 haftalık hak düşürücü süre içinde tarafların dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için herhangi bir müracaatta bulunmadıkları, dosyanın yasal süresinden sonra davacı vekilinin talebi üzerine görevli mahkemeye gönderildiği anlaşıldığından, HMK. mad. 20 uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği-
Kamu düzeni ile ilgili re'sen dikkate alınacak hususlar kapsamında ihalenin feshini gerektiren bir neden bulunmadığını ve şikayetçi tarafından ileri sürülen fesih nedenleri de yerinde olmadığına göre mahkemece şikayetin reddi gerekirken, HMK.nun 20. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin isabetsiz olduğu-
Ortaklığın giderilmesi sureti ile satış sonucu ihalesi yapılan taşınmaza ilişkin ihalenin feshi talebinin sulh hukuk mahkemesinde görüleceği- İhalenin feshi talebinin görevsiz icra mahkemesine yapılması durumunda kesin olan görevsizlik kararı tarihinden itibaren HMK'nın 20. maddesi gereğince yasal iki haftalık süre içerisinde dosyanın görevli sulh hukuk mahkemesine gönderilmesinin talep edilmemesi durumunda re’sen davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği-