Asıl dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, maddi ve manevi tazminat ile marka hükümsüzlüğü istemine, karşı dava ise kullanmama nedenine dayalı marka iptali istemine ilişkindir...
Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, manevi tazminatın tahsili, ticaret unvanının terkini istemlerine ilişkindir...
Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ile manevi tazminat istemine ilişkindir...
Türk Borçlar Kanunu'nun 444 ve devamı maddeleri uyarınca işçinin rekabet yasağına dayalı olarak açılan rekabetin önlenmesi ve cezai şart alacağının tahsili-  Türk Ticaret Kanunu'nun 55 ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız rekabetin tespiti ile önlenmesi istemleri-
Dava, marka hükümsüzlüğü ve markaya tecavüzün durdurularak sonuçlarının ortadan kaldırılması istemine ilişkindir...
Davacının kulaklık ürün şeklini Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde marka olarak tescil ettirdiği, Ambarlı Gümrük Müdürlüğü'nde işlem gören davalıya ait ürünlerin ise tescil olunan bu şekil markası ile yüksek düzeyde benzerlik içerdiği, kulaklık ürününün davaya konu şekil dışında üretebileceği çok farklı modellerin de piyasada yer aldığı, bu itibarla herhangi bir zorunluluk bulunmamasına rağmen davalının davacıya ait ve piyasa bilinirliği yüksek şekil markasına benzer formda ürün satışını tercih ettiğinin tespiti ile marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesine karar verileceği-
Şirket tarafından davacının GÖNÜL KAHVESİ markasının sözleşmenin feshinden sonra da haksız olarak kullanıldığı sabit olmakla davalınn yetkilisi olduğu şirketin kullanımının markaya tecavüz oluşturduğu, davalının dava dışı şirketin yetkilisi olarak eylemlerden sorumlu olduğundan adı geçen davalı yönünden markaya tecavüz iddiasının kabulü gerektiği- Endüstriyel tasarımdan kaynaklanan haklar dava tarihi itibarı ile 554 sayılı KHK ile korunduğundan TTK'ya göre kümülatif haksız rekabet korumasından yararlanamayacağı-
Ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararı ile tespit edilen somut olguların hukuk hakimini bağlayacağı-
Hangi talebe ilişkin hangi miktarda tazminat talebini kabul ettiğini belirtmeksizin, yalnızca TBK'nın 50 vd maddelerine göre 100.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmadığı-
Davacı, marka hakkına tecavüzün, haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, ref'i taleplerinde bulunmuş, davalı ise tescilli bir markası olduğunu, taraf markalarının aynı olmadığını, bu nedenle kullanımlarının da yasal olduğunu savunarak davanın reddini istediği uyuşmazlıkta, davacının ihlal edildiğini iddia ettiği marka hakkı Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli olup SMK ile getirilen özel hükümlerle haksız rekabet hukukunu da kapsayacak şekilde ve haksız rekabete göre daha üstün koruma getirerek düzenlenmiş olduğu- Davacı bu özel hükümlere de dayanmış olduğundan markanın koruma alanları ile haksız rekabetin koruma alanının kesişmiş olduğu dava konusu olayda yalnızca özel hükümlerin uygulama alanı bulacağı, özel hükmün yanında haksız rekabetin uygulanmasını gerektirir herhangi bir kanun hükmü olmadığından, özel kanunla birlikte eş zamanlı olarak haksız rekabet hükümlerinin de uygulanmasının hukuki dayanağı bulunmadığı, somut olay bakımından SMK ile haksız rekabet hükümlerinin birlikte uygulanmasını gerektiren kümülatif korumanın uygulama alanı kalmadığı gözetilerek haksız rekabetin tespiti, men'i ve ref'ine dair talepler yönünden ret kararı verilmesi gerektiği- "Kümülatif korumanın uygulanması gerektiği" şeklindeki karşı görüşün benimsenmediği-