Markanın kullanmama nedeniyle iptali istemli karşı davada; marka sahibi tarafından sunulan fatura ve delillerin "ciddi kullanım" kriterleri çerçevesinde, markanın ayırt edicilik ve pazar yaratma işlevini yerine getirip getirmediği yönünden teknik bir inceleme yapılmadan, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak iptal kararı verilmesinin hatalı olduğu-
Tescilsiz tasarıma konu davacı mallarının bir başkasınca üretilmiş ve piyasaya sunulmuş olması halinde, sadece tasarımın orijinal, davacı ile özdeşleşmiş ve büyük emek ve çabalarla tanıtılmış olması, bu davranışın haksız rekabet olarak nitelendirilmesine yeterli olmayıp, ayrıca onu üreten işletmeler arasında, ortalama tüketici kitlesi nezdinde karıştırılma (iltibas) ihtimaline de yol açılması gerekeceği-
"Destek" ve "Destex Digital" ibareleri arasındaki marka tecavüzü ve haksız rekabet uyuşmazlığında; davalının internet sitesindeki faaliyetlerinin teknik olarak hangi hizmet sınıfına girdiğinin netleştirilmemesi ve davalının tescilli markasına dayalı kullanım hakkını koruyan SMK m. 155 hükmünün değerlendirilmemesi nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararının bozulması gerektiği-
Şikayet platformlarının, ücretli üye şirketlere şikayetleri "yayınlanmadan önce" çözme imkanı tanıyıp üye olmayanları kamuya açık sürece mahkûm etmesinin, ticari dürüstlüğe aykırı bir "üyeliğe zorlama" ve haksız rekabet teşkil ettiği-
İleri teknoloji ve inovasyon şefi olarak AR-GE biriminde çalışan ve stratejik hedeflere, üretim sırlarına vakıf olan personelin "nitelikli işçi" statüsünde olduğu gözetilmeden, vasıfsız bir çalışan gibi değerlendirilerek rekabet yasağını ihlal etmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin hatalı nitelendirme teşkil ettiği ve bozulması gerektiği-
"İkram" ibareli markaya dayalı hükümsüzlük ve tecavüzün önlenmesi istemine ilişkin davada; marka hakkına tecavüzün önlenmesi talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmamasının usul ve yasaya aykırı olduğu, ayrıca hiç tescil edilmemiş bir marka hakkındaki hükümsüzlük istemi yönünden "karar verilmesine yer olmadığı" yerine "davanın reddi"ne karar verilmesi gerektiği-
Davacının kulaklık ürün şeklini Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde marka olarak tescil ettirdiği, Ambarlı Gümrük Müdürlüğü'nde işlem gören davalıya ait ürünlerin ise tescil olunan bu şekil markası ile yüksek düzeyde benzerlik içerdiği, kulaklık ürününün davaya konu şekil dışında üretebileceği çok farklı modellerin de piyasada yer aldığı, bu itibarla herhangi bir zorunluluk bulunmamasına rağmen davalının davacıya ait ve piyasa bilinirliği yüksek şekil markasına benzer formda ürün satışını tercih ettiğinin tespiti ile marka hakkına tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesine karar verileceği-
Şirket tarafından davacının GÖNÜL KAHVESİ markasının sözleşmenin feshinden sonra da haksız olarak kullanıldığı sabit olmakla davalınn yetkilisi olduğu şirketin kullanımının markaya tecavüz oluşturduğu, davalının dava dışı şirketin yetkilisi olarak eylemlerden sorumlu olduğundan adı geçen davalı yönünden markaya tecavüz iddiasının kabulü gerektiği- Endüstriyel tasarımdan kaynaklanan haklar dava tarihi itibarı ile 554 sayılı KHK ile korunduğundan TTK'ya göre kümülatif haksız rekabet korumasından yararlanamayacağı-
Ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararı ile tespit edilen somut olguların hukuk hakimini bağlayacağı-
Hangi talebe ilişkin hangi miktarda tazminat talebini kabul ettiğini belirtmeksizin, yalnızca TBK'nın 50 vd maddelerine göre 100.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmadığı-
