İcra takibine dayanak ilamın, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan alacağa ilişkin olduğu, ilamın infazı için kesinleşmesinin gerekmediğini, dosya içerisine sunulmuş tehiri icra kararı ve mehil vesikası bulunmadığından takibin devamında ve yapılan işlemlerde isabetsizlik bulunmadığını, 15 nolu parsele ilişkin olarak taşınmaz muhammen bedelin üzerinde satıldığından İİK 134/2 maddesi gereğince açılan davada davacının hukuki yararının bulunmadığını, bu taşınmaz yönünden mahkemenin davanın hukuki yarar yokluğundan reddine ilişkin kararında isabetsizlik bulunmadığını, diğer taşınmaz yönünden davacı vekiline usulüne uygun satış ilanı ve kıymet takdirinin tebliğ edildiğini, davacı tarafından kıymet takdirine itiraz edilmiş ise de, İİK 128/a maddesi gereğince delil avansı yatırılmadığından, kıymet takdirine itirazın reddine karar verildiğini, verilen kararda isabetsizlik bulunmaması nedeni ile davacının kıymet takdirine yönelik iddialarının artık eldeki davada incelenmesinin mümkün olmadığını, ihalede kamu düzenine aykırı herhangi bir husus da bulunmadığından, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verileceği-
Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre, satış bedelinin muhammen bedelin üzerinde olması halinde ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekeceği- Taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde satıldığı anlaşılmış olsa da, kıymet takdirine itiraz kararı ile taşınmazın değeri, müdürlükçe belirlenen değerin üzerinde tespit edilmesine rağmen, icra müdürlüğünce belirlenen değer üzerinden ihaleye çıkarılmış olup, mahkemece tespit edilen değerin, ihaleye esas alınan muhammen bedelin üzerinde olduğu ve bu durumda muhammen bedelin gerçek değerini yansıtmadığı anlaşılmakla, bu aşamada, anılan taşınmaz yönünden zarar unsurunun bulunmadığından söz edilemeyeceği-
Mahkemece hükme esas alınan raporda bilirkişi tarafından hangi tarih itibari ile değerleme yapılmış olduğu açıkça belirtilmemiş olduğundan ve borçlu tarafından icra müdürlüğünce alınan rapora itiraz edildiğinden iki yıllık sürenin, icra müdürlüğünce aldırılan rapordaki değerleme tarihinden başlayacağı- Kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıldan fazla süre geçtikten sonra ihale gerçekleştirilmiş olması halinde, şikayetin kabulü ile re'sen ihalenin feshine karar verilmesi gerektiği-
Mahkemece hükme esas alınan raporda bilirkişi tarafından hangi tarih itibari ile değerleme yapılmış olduğu açıkça belirtilmemiş olduğundan ve borçlu tarafından icra müdürlüğünce alınan rapora itiraz edildiğinden iki yıllık sürenin, icra müdürlüğünce aldırılan rapordaki değerleme tarihinden başlayacağı- Kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıldan fazla süre geçtikten sonra ihale gerçekleştirilmiş olması halinde, şikayetin kabulü ile re'sen ihalenin feshine karar verilmesi gerektiği-
Şikayetçi adına çıkartılan kıymet takdir raporu tebligatının, ............ tarihinde “işyerinde daimi çalışan sorumlu ..........’a tebliğ edilmiştir.” şerhiyle tebliğ edildiği, buna göre, tebliğ işleminin, muhatabın adreste bulunmadığı tespit edilmeden çalışana yapılmakla, TK’nın 17. maddesi gereğince usulsüz olduğu, her ne kadar şikayet dilekçesinde satış ilanı tebliğ usulsüzlüğü hususu ileri sürülmemiş ise de; satış ilanı tebligatının şikayetçiye .............. tarihinde tebliğ edildiği, ihalenin ise .........’de, yani borçlunun 7 günlük kıymet takdir raporuna itiraz süresi dolmadan yapıldığının anlaşıldığı, o halde; şikayetçi adına yapılan kıymet takdir raporu tebliğ işlemi usulsüz olup, satış ilanı tebliğ tarihinden itibaren kıymet takdirine itiraz süresi dolmadan satış yapıldığı nazara alındığında, şikayete konu taşınmaza ilişkin kıymet takdir raporu kesinleşmeden ihale yapılmasının usulsüz olduğu gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesi’nce İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekeceği-
Taşınmazın kıymetinin belirlenmesi için yapılan keşif ve bilirkişi masraflarının da tıpkı ilan giderleri gibi paraya çevirme masrafı olarak kabul edilmesi gerektiği- Taşınmaza ilişkin ihale bedellerinin satış masraflarını karşılamadığı anlaşıldığından bu hususun tek başına ihalenin feshi nedeni olduğu ve mahkemece de re’sen gözetilmesi gerektiği-
Kıymet takdirine ilişkin iki yıllık sürenin kamu düzenine ilişkin olduğundan re'sen gözetilmesi gerektiği ve bu sürenin, taraflar yönünden getirilen bir itiraz yada hak düşürücü süre niteliğinde olmadığı, taşınmazın değerinde oluşacak muhtemel değişimler nedeniyle taraf menfaatlerini korumaya yönelik bir süre olduğu- Covid-19 nedeniyle 7226 sayılı Kanun’la getirilen durma sürelerinin, İİK. m. 128/a-2'da yer alan 2 yıllık süreyi kapsamadığı- İİK’nun anılan hükmünde güdülen amacın kesinleşen kıymet takdirinden sonra 2 yılın geçmesi halinde yeniden kıymet takdiri yapılması zorunluluğuna ilişkin olduğu- Pandemi sürecinde ülkemizdeki taşınır ve taşınmaz değerlerinde oluşan büyük artışlar nazara alındığında, kanunda düzenlenen 2 yıllık azami sürenin üzerine durma sürelerinin de eklenmesi ile daha da uzayacak sürenin, malın gerçek değerinden satılmasına engel olacağı ve tarafların hak kaybına uğramalarına neden olacağı- Kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıldan fazla süre geçtikten sonra ihale gerçekleştirildiğinden taşınmaz ihalesinin feshine (re'sen) karar verilmesi gerektiği-
Kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı 24.07.2018 tarihinden itibaren iki yıldan fazla süre geçtikten sonra ihale gerçekleştiğinden ve bu hususun re'sen gözetilmesi gerektiği-
Hacizli taşınmazın kıymet takdirine itiraz ve yeniden kıymet takdiri istemine ilişkin davada, taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zamanda yapılan benzer yüzölçümlü emsal satışları bildirmeleri için uygun süre verilmeli, ilgili tapu müdürlüğünden taşınmazın değeri sorulmalı, ayrıca mahkemece re'sen emsal celbi yoluna gidilmeli ve aynı bölgede benzer nitelikte mülk sahibi olan birinin de mülk bilirkişisi olarak katılımı sağlanarak inşaat mühendisi ile mimarlardan oluşturulacak bilirkişi kuruluyla yapılacak keşif sonrasında, emsal satışlarla davaya konu taşınmaz nitelikleri karşılaştırılarak anılan taşınmazın değeri tespit edileceği-
Şikayete konu taşınmazın tahmini değerinin % 50'sine satış masraflarının eklenmesiyle oluşan bedel dikkate alındığında, ihale bedelinin bu bedeli karşılamadığının anlaşıldığı, o halde İlk Derece Mahkemesi’nce şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekeceği-