Fesihten 3 ay önce ve 3 ay sonrasında sendikalı işçilerden kaçının iş sözleşmesinin sona erdiği ve kaçının sözleşmesinin işverence feshedildiği, fesih sebeplerinin neden ibaret olduğu, fesih sebepleri ve fesih tarihlerinde benzerlikler bulunup bulunmadığı, bu dönem içerisinde sendika üyeliğinden istifa eden işçilerin sayısının ne olduğu, üyelikten istifa eden bu işçilerin iş akitlerinin akıbetinin ne olduğu, iş akitlerinin istifa sonrası sürüp sürmediği, yeni işe alımla var ise bu işçilerin sendikalı olup olmadığı ve Mahkemece dayanılan oransal dengenin bu yeni giren işçiler sebebiyle mi ortaya çıktığı, geçmiş yıllar da nazara alındığında fesih tarihine yakın süreçte işyerinde sendikal faliyette bir artış yaşanıp yaşanmadığı hususlarında araştırmaya gidilmesi ve toplanacak deliller dosya içeriği ile yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak feshin sendikal nedene dayanıp dayanmadığı hususunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıklığa kavuşturulması gerektiği-
İşe iade davasının yargılaması devam ederken davacının davalı işverence işe davet edilmesi, iş akdinin feshinin geçerli nedene dayanmadığının işverence kabul edildiği anlamına geldiği(Dairenin uygulamasının bu yönde olduğu), buna göre, davalı işverenin yargılama aşamasında yaptığı işe davet ile feshin geçersizliği sabit olup böyle bir durumda işin esasına girilerek başkaca bir araştırma yapmaya da gerek olmadığından mahkemenin davanın reddi yönündeki kararının hatalı olduğu - Davacı vekili imzalı beyanıyla talebini sınırlamış olup davalı taraftan sadece boşta geçen süre ücreti ile yargılama gideri ve avukatlık ücreti talep ettiklerini, ödenen ihbar tazminatının da boşta geçen süre ücretinden mahsup edilmesini talep etmiş olup işe başlatmama tazminatı talebi olmadığından bu hususta davacı yararına hüküm tesis edilemeyeceği-
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikayet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınmasının uygun olacağı - E.li fesih halinde dava açma süresinin, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işleyeceği, fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümlerinin, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacağı -  Fesih bildiriminin tanzim tarihi 12.02.2014 olup bildirim üzerinde "..... numarasının ve İadeli-Taahhütlü" ibaresinin bulunduğu yani fesih bildiriminin posta yoluyla tebliğe çıkartıldığının anlaşıldığı, davalı şirket tarafından sunulan tebliğ belgesine göre, fesih bildirimi davacıya 17.02.2014 tarihinde tebliğ edilmiş olup, dava, 13.3.2014 tarihinde açılmış olduğundan mahkemece, fesih bildiriminin tebliğ edildiği tarihten itibaren bir ay içinde açıldığı anlaşılan davanın süresinde olduğu kabul edilerek işin esasına girilerek inceleme yapıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği-
İş akdi fesih bildirimi başlıklı belgedeki iki farklı tipte gözüken yazı ve imzanın davacıya ait olup olmadığı yönünde yazı ve imza incelemesi yapılması gerektiği ve davalı tanıkları da dinlenilerek fesih bildirim tarihinin belirlenip dava şartlarından olan davanın hak düşürücü sürede açılıp açılmadığı hususunun açıklığa kavuşturulması gerektiği-
Davacının iş akdinin feshine ilişkin fesih bildirim tutanağı düzenlendiği, ancak bu tutanağın davacıya tebliğ edilmediği, daha sonra bu bildirimi davacının tebliğden imtina ettiğine dair tutanak düzenlendiği ve davacıya mail ile bu bildirimin gönderildiği ancak bu mailin davacıya ulaşıp ulaşmadığının dosya kapsamından anlaşılamadığı tespit edilmiş olup tebliğden imtina tutanağında davacının telefonda olduğu, hazır olmadığı anlaşıldığından ve duruşmada tanık olarak dinlenen davalı tanığı, davacının tutanak tarihinden sonraki ayın sonuna kadar çalıştığını beyan ettiğinden ortaya çelişkiler çıkmış olup çelişkilere göre davalı tarafından davacının iş akdinin bir bildirimle feshedildiği ispatlanamadığından davanın yasal bir aylık süre içinde açıldığının kabulü gerektiği-
İyiniyetli olan davacı işçiye karşı taraf olmadığı muvazaanın ileri sürülemeyeceği, akdin hükümsüzlüğünün davacıya karşı ileri sürülmesinin MK.mad. 2. 'deki iyiniyet kurallarına aykırı olduğu, ancak muvazalı işlemin taraflarının birbirlerine karşı muvazayı ileri sürebilmelerinin mümkün olduğu, hukuki bir engel bulunmadığı ve hiç kimsenin kendi hilesinden yararlanamayacağı ilkesi gereğince muvazaalı işlemi yapan davalının, davacının Genel Müdürlüğü'ne süresi içinde başvurması halinde hak kazanacağı 4 aya kadar ücret ve diğer haklarından, davacının Genel Müdürlük tarafından süresi içinde işe başlatılmaması halinde hak edeceği 4 aylık brüt ücreti tutarındaki tazminat alacağından daha açık bir anlatımla davalı Genel Müdürlüğün davacının iş akdini geçersiz nedenle feshi sonucuna bağlı yasal yaptırım sonucu doğan alacağından diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu-
Muvazaa nedeniyle davacı işçi davalı iş yerinde işe iade edilmesine rağmen, muvazaa nedeniyle davalıların işe iadenin maddi sonuçlarından müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiği-
Dosya kapsamı ve davacının savunmaları ile yaşanan brick değişiklikleri ve çevresel etkenler dikkate alınmaksızın kota realizasyonu esas alınarak performans ölçümü yapılması nedeniyle düşük performans kriterlerinin ispat edilemediği; bununla birlikte davacının çalıştığı grubun kapatılmasına dair işletmesel karar yönünden de gruba ait ilaçların tanıtımının yapılmaya devam olunduğunun tanık beyanları ile anlaşılması buna karşılık grubun kapatıldığına dair yeterli delilin de işveren tarafından ibraz edilmemesi nedeniyle yapılan fesih işleminin geçersiz olup davacının işe iadesine karar verilmesi gerektiği-
Davacının mülga 2821 sayılı Yasanın 31.maddesine dayanarak şarta bağlı şekilde işe başlatmama tazminatı talep ettiği davacının talebini ıslah ettiğine dair bir kayıt da bulunmadığı halde mahkemece bu yön üzerinde durulmaksızın talebi aşacak şekilde işe başlatma-başlatmama şartına bağlı olmaksızın işe başlatmama tazminatına hükmedilmiş olmasının hatalı olduğu-
Davacı ayrılmak istediğini belirttiği el yazılı ve imzalı dilekçesi ile işten ayrılmış, istifa iradesinin fesada uğratıldığını ve istifa dilekçesini baskı altında imzaladığını kanıtlayamamış olduğundan, istifa dilekçesine değer verilip, feshin geçersizliğine ve işe iadesine ilişkin davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu-