"Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi"nin iç hukuk tarafından yeterli idrake sahip olduğu kabul edilen çocuklara kendilerini ilgilendiren davalarda dava ile ilgili tüm bilgileri almak, kendisine danışılmak ve kendi görüşünü açıklamak olanağının sağlanması hakkını tanıdığı-
Anne ve babanın velayet hukukundan kaynaklanan sorumlulukları da bulunmaktadır: çocuğun iyi eğitilmemesi, üçüncü kişilere karşı ika ettiği haksız eylemlerden kaynaklanan zararlardan sorumluluk gibi; somut olayda, davalıların küçük çocukları M.K. ve S.M. tarafından davacıların desteklerinin ölümüne neden olunduğuna göre, bu eylemleri nedeniyle anneleri olan davalı N. M. ve davalı N.hayat Kılıç'ın sorumluluklarının bulunduğu-
Velayet düzenlemesinde analık ve babalık duygularından önce çocukların bedeni ve fikri gelişmesine önem verilmesinin gerekeceği
Velayet hakkı kendisinde olan anne tarafından açılan küçüğün adının değiştirilmesi talepli davaya babanın da taraf olarak katılmasının gerekeceği-
Davalı annenin 2005 yılı Ağustos ayında müşterek çocuk M.'yı da alıp, kayınbaba ve kayınvalidesiyle birlikte izin amaçlı Türkiye'ye getirdiği ve izin süresinin bitiminde kendisi Almanya'ya dönmediği gibi çocuğu da babanın kanundan doğan velayet hakkını ihlal etmek suretiyle haksız olarak alıkoyduğu anlaşılmaktadır, iade isteğinin reddini gerektirecek vahim bir tehlikenin varlığı veya geri dönmesinin çocuğu fiziksel ve psikolojik bir tehlikeye maruz bırakacağı ya da başka bir şekilde müsamaha edilemeyecek bir duruma düşüreceğine dair ciddi bir riskin (Söz. md. 13/b) varlığı kanıtlanamadığına göre isteğin kabulünün gerekeceği-
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. maddesi, Avrupa Çocuk Hakları Sözleşmesinin 3. ve 6.maddeleri gereğince idrak çağındaki küçüklerin görüşlerine başvurulmadan velayet ile ilgili düzenleme yapılamayacağı-
Uluslararası sözleşmelere göre idrak çağında bulunan çocukların dinlenilmesi ve onların ifade edeceği görüşlere de önem verilip gerekirse uzmanlardan rapor alınıp, deliller birlikte değerlendirilerek sonucu uyarınca velayete ilişkin karar verilmesi gerektiği-
5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Yasası’nın 36. maddesine göre, anne ve babanın nüfus kütüğünde yanlış yazılmış ismi düzeltmek için kayıt düzeltme davası açma hak ve yetkisi bulunduğu gibi mahkemenin de bu durumun Türkçe yazım kurallarına uygun olup olmadığı konusunda bir araştırma yapmasına gerek bulunmadığı-
Boşanma davasında velayet hakkı düzenlenirken görüş ve düşünce açıklama olgunluğuna ulaşan çocuktan bu konuda bilgi alınmasının gerekli olacağı-
