Taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklı bedelin iadesine ilişkin davanın, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabileceği- Davacının seçimine göre; davalının yerleşim yeri (HMK. 6), sözleşmenin ifa edileceği yer (HMK. 10.) ve alacaklının bulunduğu yer mahkemesinin (TBK. 89) yetkili olduğu- HMK. mad. 13 uyarınca kesin yetkinin söz konusu olmadığı hallerde, asıl davaya bakan mahkemenin, karşı davaya bakmaya da yetkili olduğu- Karşı dava da para alacağına (ecrimisile) ilişkin olduğundan kesin yetkinin söz konusu olmadığı ve buna göre eldeki asıl davada, davacı-karşı davalının ikametgahı mahkemesi olan yetkili olduğundan ve davalı-karşı davacı vekili, mahkemece verilen yetkisizlik kararından sonra verdiği dilekçe ile yetki itirazından vazgeçtiğini beyan ettiğinden işin esasına girilmesi gerektiği-
Hizmet alım sözleşmesinden kaynaklı para alacağına ilişkin davanın, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabileceği- Davacının seçimine göre; davalının yerleşim yeri (HMK. 6), sözleşmenin ifa edileceği yer (HMK. 10.) ve alacaklının bulunduğu yer mahkemesinin (TBK. 89) yetkili olduğu-
Sözleşmeden kaynaklı para alacağına ilişkin davanın, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabileceği- Davacının seçimine göre; davalının yerleşim yeri (HMK. 6), sözleşmenin ifa edileceği yer (HMK. 10.) ve alacaklının bulunduğu yer mahkemesinin (TBK. 89) yetkili olduğu-
8. HD. 02.07.2018 T. E: 10818, K: 14693-
Yetkili icra dairesinde takip yapılmasının itirazın iptali davasında dava şartı olduğu- Hem icra dairesinin hem de mahkemenin yetkisine itiraz edildiği durumlarda, mahkemece öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazın incelenmesi gerektiği-
İtirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın, mahkemenin öncelikle, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırması gerektiği- İlâmsız icra takibi yalnız para alacakları için geçerli olacağından, davanın dayanağı icra takibinin de para alacağına ilişkin olduğuna kuşku bulunmadığı, taraflar arasındaki akdi ilişkinin inkâr edilmediği, dosya kapsamına göre sözleşmenin ifa edileceği yer de açıkça belirlenmediğinden davacının yerleşim yeri olan icra dairesinde de takip yapabileceği- İlâmsız icrada genel yetkili icra dairesi borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesi iken, sözleşmeden doğan para borçlarının takibi için başlatılan takipte sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesinin de yetkili kılındığı-
İcra takip konusu faturaların "kapalı fatura" olduğu gerekçesiyle itirazın iptali davası reddedilmişse de, faturaların kapalı fatura olmadığı, "açık fatura" şeklinde düzenlendiği görüldüğünden, mahkemece takip tarihi itibarıyla taraf belge ve kayıtları üzerinde de inceleme yaptırılmak suretiyle varsa davacı alacağı ve buna ilişkin belgelendirilmiş davalı ödemeleri nazara alınarak rapor alınarak karar verilmesi gerektiği-
Tüketici-davacının ayıplı maldan kaynaklı tazminat davasını ister kendi ikametgahında, isterse davalının ikametgahı mahkemesinde genel yetki kurallarına göre açabileceği, seçimlik hakkın tüketiciye ait olduğu-
Takip dayanağı bonolarda ... Mahkemelerinin yetkisinin kararlaştırıldığı ve keşideci borçlu Ltd. Şti. ile alacaklı lehtar AŞ'nin tacir sıfatını haiz oldukları anlaşıldığından, borçlu şirketin yetki itirazının reddine karar verilmesi gerektiği-
Alacaklı tarafından takip borçluları hakkında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe başlandığı, ödeme emrinin, diğer takip borçlusuna İstanbul adresinde tebliğ edildiği, anılan borçlunun icra müdürlüğünün yetkisine itiraz ettiğine itiraz etmediği, itiraz eden borçlunun ise, diğer takip borçlusu yönünden İstanbul İcra Müdürlüğünün yetkisi kesinleştikten sonra yetki itirazı ile icra mahkemesine başvurduğu anlaşıldığından, HMK. mad. 7/1 gereğince; itiraz eden borçlu yönünden İstanbul İcra Müdürlüğünde takip yapılmasında isabetsizlik olmadığı-
