Tedbir kararı ile "alacağın %40'ı oranında teminat karşılığında takibin geçici olarak durdurulması"na karar verilmişse de, öngörülen teminat yatırılmadığından takibin durmadığı anlaşıldığından, icra mahkemesince, "takibin durdurulmadığı" dikkate alınarak, "imzaya itirazın reddi" ile yetinilmesi gerekirken, borçlular aleyhine ayrıca "para cezası"na hükmedilmesinin isabetsiz olduğu-
Bilirkişi imza incelemesi yapmadan önce, alacaklının, borçlu şirket adına atılan imzanın şirket temsilcisinin eşine ait olduğunu kabul etmesine rağmen, icra mahkemesince fuzuli olarak imza itirazı hakkında bilirkişi incelemesi yapıldığı anlaşıldığından, mahkemece, imza incelemesi yapılmasını gerektiren halin mevcut olmamasına rağmen yaptırılan imza incelemesi neticesinde, takibe konu bonodaki imzanın, borçlu şirket temsilcisine ait olmaması nedeniyle, alacaklı aleyhine tazminata ve para cezasına hükmedilmesinin isabetsiz olacağı-
Bilirkişi raporunda, bonodaki şirket kaşesi üzerinde bulunan iki adet imzanın, şirket yetkilisinin elinden çıkmadığının ifade edilmiş olması halinde, İİK. mad. 170/3 uyarınca, takibin "durdurulmasına"na karar verilmesi gerekeceği-
Borçluların, "imza"ya açıkça itirazları olmadığı halde, "imza incelemesi" yapılıp rapor alınması ve imza itirazının reddedilmiş olmasının gereksiz olacağı-
İİK. mad. 170/3 uyarınca, imza itirazın kabul edilmesi halinde; icra mahkemesince, "takibin iptaline" değil, "takibin durdurulması"na karar verilmesi gerektiği-
İmza itirazın kabul edilmesi halinde; icra mahkemesince, "takibin iptaline" değil, "takibin durdurulması"na karar verilmesi gerektiği-
Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun -senet elinde olup takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden- alacaklı tarafından ispat edilmesi gerekeceği- Alacaklı tarafından yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmasının talep edilmesi halinde; mahkemece ispat yükünün alacaklıda olduğu kuralı nazara alınarak usulünce yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
Kambiyo taahhüdünde bulunabilmek için açıkça verilmiş bir yetkinin bulunması gerektiği- Vekaletnamede "poliçe imzalama" konusunda verilen yetkinin, “bono düzenlemeyi” kapsamayacağı-
İcra takibi, bonoyu ciro yolu ile iktisap eden yetkili hamil tarafından keşideci hakkında yapılmakta olup, hamil ile keşideci arasında doğrudan ilişki bulunmadığından adı geçen hamilin, takibe dayanak bonodaki imzanın keşideciye ait olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığı ve imzanın borçluya ait olup olmadığı da tesbit edilememiş olduğundan, alacaklının senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu kanıtlanamadığından mahkemece, alacaklının tazminat ve para cezası ile sorumlu tutulmasının hatalı olduğu-
Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun -senet elinde olup takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden- alacaklı tarafından ispat edilmesi gerekeceği- Alacaklı tarafından yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmasının talep edilmesi halinde; mahkemece ispat yükünün alacaklıda olduğu kuralı nazara alınarak -masrafın alacaklı tarafından karşılanmak üzere ve bu konuda kesin süre verilerek- usulünce yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekeceği-
