Vekalet ücreti alacağına ilişkin uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde bulunmadığı, davacının tacir sıfatına sahip olmadığı anlaşılmakla yargılamanın genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesince görülmesi gerektiği-
Desteğin yolcu olarak bulunduğu otobüs/minibüsün trafik kazası yapması sonucu desteğin ölümü nedeniyle desteğinden yoksun kalanlar tarafından taşımayı yapan firma ile zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ve diğer zarar sorumlularına karşı açılan destekten yoksun kalma tazminatı davasında görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olduğu- Davacının yolcu olarak bulunduğu otobüs/minibüsün trafik kazası yapması sonucu yaralanması nedeniyle davacı yolcu tarafından taşımayı yapan firma ile zorunlu mali sorumluluk sigortacısı ve diğer zarar sorumlularına karşı açılan bedensel zarara ilişkin tazminat davasında görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu (Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair Y. 4. HD. Kararı)-
Türk Borçlar Kanunu'nun 444-447. maddeleri uyarınca rekabet yasağına aykırılık sebebiyle açılacak davalarda görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi olması gerekeceği-
Davalılara yönetilen isnatlar, davalıların şirketteki görevleri kapsamında şirketi zarara uğrattıkları iddiasına dayalı olarak 6762 s. TTK m. 342 (6102 s. TTK m. 552) çerçevesinde sorumluluklarına ilişkin olduğundan, davalılar aleyhine açılan davanın niteliği itibariyle mutlak ticari dava olduğu ve bu davanın asliye ticaret mahkemesinde görüleceği, davalılardan bir kısmı ile şirket arasındaki işçi-işveren ilişkisinin mevcudiyetinin, açılan davanın niteliği ve kanunî dayanağı itibariyle iş mahkemesini görevli hâle getirmeyeceği-
Bonoya dayalı açılan menfi tespit davası mirasın reddine dayandığından, muristen intikal eden mirasın reddi sebebine ilişkin ihtiafta görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu- Davacıların icra mahkemelerinde açtıkları davaların süre veya diğer usulü nedenlerle reddedilmesi nedeniyle mirası reddettikleri için murisin borçlarından sorumlu tutulamayacakları gerekçesi ile menfi tespit dava açmasında hukuki yararlarının olduğu- Dava dilekçesinin istem sonucu bölümünde "şimdilik 1.000,00 TL" talep edildiği, davanın “kısmi dava” olarak açıldığı, ıslah talebinde bulunulup harcının yatırıldığı- Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan davalarda, davacıların kayıtsız şartsız mirası reddettiklerinin tespit ve tesciline karar verildiği, bütün dava türleri yönünden ve murisle alakalı tüm alacak istemleri yönünden, mirasın reddine ilişkin kararın ileri sürülebileceği, bu yöndeki istinaf istemlerinin de yerinde olmadığı, dava kambiyo senedine dayalı menfi tespit davası ise de görevli mahkemenin temel ilişkiye göre belirlendiği ve mahkemenin bu konudaki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı-Borcun ödenmiş olması ya da takipten feragat edilmesi menfi tespit davası açmaya engel teşkil etmeyeceği-
Dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın, asliye ticaret mahkemesinin tüm ticarî davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğu- Davaya dayanak oluşturan icra takibi ve takip talebi incelendiğinde şirket devri neticesinde ödenmeyen borcun tahsili için icra takibinin başlatıldığı ve eldeki uyuşmazlık ticari dava niteliğinde olduğundan asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğu-
Davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların açtığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebi- Motosiklet sürücüsü konumunda bulunan desteğin trafik kazası sonucu koruyucu başlık (kask) takmadığı hususu, trafik kaza tespit tutanağı ile sabit olup, otopsi tutanağına göre ölüm nedeninin, beden travmasına bağlı kafatası, mandibula, yüz klavukula, kot kırıkları, omur ayrılması ile birlikte büyük damar yırtılması ile gelişen iç kanama, beyin kanaması, beyin doku hasarı olduğu, yani ölüm nedeninin kafa bölgesinden aldığı darbeler sonucu meydana geldiği anlaşılmaktadır. Buna göre; davacının koruyucu başlık (kask) takmaması nedeniyle zararın oluşumunda veya artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerektiği-
Eski yöneticiye karşı açılan sorumluluk davasının 6102 sayılı Kanuna eklenen 5/A maddesine göre Türk Ticaret Kanunu'nun 4 üncü maddesine göre mutlak ticari davalardan olduğu, eldeki davada arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olduğundan İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı-
Uyuşmazlık, davalı kurum tarafından uygulanan cezai işlemin iptali ve istirdat istemine ilişkindir...
Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava olup davanın konusunda bir miktar paranın ödenmesi olan tazminat talebine ilişkin olduğundan dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olduğu-