Sadakat yükümlülüğünün ihlal edilmesi durumunda, diğer eşin, açacağı boşanma davasında, boşanmaya neden olan bu olay nedeniyle kişilik hakkının saldırıya uğradığını ileri sürerek davanın fer'i mahiyetinde manevi tazminat talebinde bulunabileceği-
Tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile kusurları ve hakkaniyet ilkesi (TMK. md.4 BK. md. 42 ve 44 ) dikkate alınarak davalı-davacı kadın yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği- Dava tarihinden sonra meydana gelen olayların boşanma davasında dikkate alınamayacağı-
Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminatın çok olduğu-
Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davalı-davacı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat çok olup, daha uygun miktarda maddi - manevi tazminat takdiri gerekeceği-
Boşanmaya sebep olan olaylarda maddi tazminat isteyen eşin diğerinden daha ziyade ve eşit kusurlu olmadığı, boşanma sonucu bu eş, en azından diğerinin maddi desteğini yitirdiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarıyla kusurları ve hakkaniyet ilkesi dikkate alınarak davacı kadın yararına uygun miktarda maddi tazminat verilmesi gerekeceği-
Davalı tarafından temyiz edilen hükme davacının tazminat miktarı hakkında bir itirazı olmadığı ve davalı tarafından usulü kazanılmış hak oluştuğu-
Davalı erkek eş önceki aşamalarda tazminat talep etmemiş, ancak tahkikat aşamasında maddi ve manevi tazminat talep etmiş olup, davacı kadın eşin, talep sonucunun genişletilmesine açık muvafakat bildirmediği gibi, davalı tarafından bu konuda yapılmış bir ıslah işlemi de bulunmadığı, bu sebeple, davalının tazminat talepleri hakkında "karar verilmesine yer olmadığı"na karar verilmesi gerektiği-
Davacının evi terk etmek suretiyle birlikte yaşamaktan kaçınmasının tek başına davalının kişilik haklarına saldırı olarak değerlendirilemeyeceği-
Dava dilekçesinde eşinin borçları nedeniyle çekmiş olduğu kredilerin ve diğer borçların cevabi yazı ile tespit edilmesi ve bu borçların ödenebilmesi için kocanın kendisine ödeme yapmasını ya da borçların alacaklı olan kurumlara koca tarafından ödenmesini talep ettiği ve bu talebin boşanmanın fer'isi niteliğinde olmadığı-
Davacının, davalının anne ve babasıyla birlikte kaldığı, davalının dönmesinden sonra tarafların beş ay daha birlikte yaşadıkları, davalının eşini anne ve babasına bakması için zorlaması üzerine, bunu kabul etmeyen davacıyı evden kovduğu, “aç davanı, paranı ben vereceğim” diyerek haklı hiçbir sebebi bulunmadığı halde birlikte yaşamaktan kaçındığı, gerçekleşen bu duruma göre, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında davalının, davacıya göre daha fazla kusurlu olduğunun kabulü ve davacı yararına uygun miktarda maddi ve manevi tazminat takdir ve tayini gerektiği-