HMK.'nun 200. maddesine göre iddia edilen yıllık kira miktarına göre tanıkla kanıtlanmasının mümkün olmadığı-
Kira sözleşmesinin kefili tarafından kiralayan aleyhine açılan menfi tespit istemine ilişkin davada, dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı H.U.M.K’nun 288.’nci maddesi(yargılama sırasında 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 200.maddesi) gereğince davacı tarafından ödendiği iddia edilen kira miktarına göre ödeme ancak kesin delillerle kanıtlanabildiği, davacı vekilinin delil listesinde “her türlü delil” ibaresi yazılmış olup, davacının yemin deliline dayandığının kabulü gerektiği, mahkemece ispat yükü kendisine düşen davacı tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-
Davacı tarafından bildirilen bir yıllık kira miktarı gözetildiğinde HMK.nın 200. maddesi gereğince akdi ilişkinin varlığının tanıkla kanıtlanamayacağı-
İlk el konumundaki kişiye yapılan temlikin inançlı işlem olması halinde, son kayıt malikinin iyiniyetli olup olmadığının değerlendirilmesi gerekeceği-
Kira alacağından dolayı yapılan takiplere ilişkin davacı borçlunun menfi tespit istemine ilişkin davada, aylık kira bedelinin ne kadar olduğunu ispat külfetinin davalı kiraya veren ait olduğu, yıllık kira miktarına göre tanıkla kanıtlanmasının mümkün olmadığı, buna göre kiraların bankaya ilk yatırıldığı tarihten itibaren ilgili bankalardan hesap dökümünün istenmesi, banka kayıtlarında kira bedelinin ispatının mümkün olmaması durumunda mahkemece davalı alacaklının delil listesinde her türlü yasal delil ibaresinin bulunmasına, bunun yemin delilini de kapsadığına göre davalı alacaklıya yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği-
İtirazın iptali-
Davacıdan tüm delillerini sunması, bulunmadığı takdirde dava dilekçesinde ve delil listesinde "her türlü yasal delil" demek suretiyle yemin deliline dayandığından, yemin delili hatırlatılması ve taktırıldığı ileri sürülen kapı bedeli için de mahallinde keşif yapılarak değeri belirlendikten sonra sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği-
Üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa vekil edenin sözleşme ile bağlı sayılmaması, MK 2.'de yazılı dürüstlük kuralının doğal bir sonucu olarak kabul edilmesi; tapu kütüğündeki sicile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımı korunması gerekeceğinden, ikinci el durumundaki kayıt maliki davalının iyiniyet savunmasının sübutu halinde adı geçenin taşınmazı edinimine değer verileceği ve TMK 1023'ün koruyuculuğundan yararlanacağı-
Yıllık kira bedelinin tutarı senetle ispat sınırının (HM.K. md.200/1) üzerindeyse ve kiralayanın açık muvafakati yoksa (H.M.K. md.200/2), bu yönün kiracı tarafından ancak yazılı delille ispatlanabileceği-
İspat yükü kendisinde olmayan tarafa hatırlatılan yeminin hüküm ifade etmeyeceği-