4081 sayılı Çiftçi Mallarının Korunması Hakkındaki Kanun gereğince, koruma ve ihtiyar meclislerinin «kesinleşmiş tazmin (ödetme) kararları»nın 4081 s. K. m. 10, 26 uyarınca- «ilâm» hükmünde olduğu, buna karşın aynı meclislerin, «koruma tarifeleri gereğince koruma bedelleri hakkında verdikleri tahsil kararları» ile «para cezaları»nın -4081 s. K. m. 15 uyarınca- 6183 sayılı yasa hükümlerine göre yerine getirilebileceği–
Nafaka borcunun, «alacaklının fiilen bakılmak suretiyle ödendiği» iddiasının icra mahkemesinde -her türlü delille- kanıtlanabileceği-
SSK tarafından -6183 sayılı Kanun hükümlerine göre- yapılan icra takibinde ileri sürülen «haczedilmezlik iddiası»nın iş mahkemesi tarafından inceleneceği-
«Hacizlerin muvazaalı olduğu» iddiasının icra mahkemesinde ileri sürülemeyeceği-
Davacı bankanın alacaklı olduğu miktarın ve alacağının rehinli olup olmadığının tesbitine yönelik uyuşmazlığın genel mahkemede çözümlenebileceği—
«Sıra cetveli düzenlenmesine» («derece kararı» yapılmasına) gerek bulunmadığına karar veren icra memurunun bu işlemine yönelik şikayetin icra mahkemesince çözümleneceği-
İlama aykırı olarak memurlukça yapıldığı iddia edilen işlemlere karşı şikayetleri inceleme görevinin icra mahkemesine (tetkik merciine) ait olduğu-
«Takas»a ilişkin uyuşmazlıkların icra mahkemesinde çözümleneceği-
506 sayılı Kanunun -3917 sayılı Kanun ile değişik- 80/IV. maddesi uyarınca 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre SSK tarafından takip konusu yapılan prim ve diğer alacaklarının tahsili sırasında doğan uyuşmazlıkların çözümünde -506 s. Kanunun değişik 80/VI. maddesi uyarınca alacaklı SSK müdürlüğünün bulunduğu yerdeki- iş mahkemelerinin görevli olduğu-
Gerek davacının (kendi alacağının) ve gerekse davalının alacağının esas ve miktarına ilişkin olmayan, «davalı alacaklı bankanın rehinli alacaklı olarak önceliği bulunmadığına» ilişkin itirazın sıraya yönelik itiraz niteliğinde sayılacağı-