Otomat alanı kullandırma süresinin 1 yıl daha uzatılması hususunda taraflar uzatma protokolü ile anlaşmış ve belirli süreli sözleşmenin bitim tarihinden sonra kiraya veren tarafından, davalı kiracının kiraladığı alandan yani otomat alanlarından tahliyesi talep edilmiş olup kiralanan bir taşınmazın müddeti bittikten bir ay içinde mukavelenin icra dairesine ibrazı ile tahliyesinin istenebileceği (İİK.272/1)- İcra takibi sözleşme süresinin sona erme tarihinden itibaren bir aylık süre içinde yapıldığından,. kiraya verenin süre bitimi nedeniyle kiralananın tahliyesini istemesinde bir usulsüzlük bulunmadığı-
Taraflar arasındaki kira sözleşmesinde bulunan tahliye taahhüdünde, tahliye tarihi açık bir şekilde yer almadığından TBK'nun 352. maddesinin aradığı anlamda bir tahliye taahhüdünün varlığından bahsedilemeyeceği-
Tahliye taahhüdüne dayalı takibe vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkin davada, davacı takip talebi ile tahliye taahhüdüne dayandığına göre, takibe dayanak söz konusu tahliye taahhüdü aslı ya da onaylı suretinin dosya kapsamına alınarak, mecurun tahliye edilmesi taahhüt edilen tarihine göre takibin süresinde başlatılıp başlatılmadığının tespiti gerektiği-
Süre bitimi nedeniyle kiralananın tahliyesine yönelik olarak yapılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemi-
Süre bitimi nedeniyle kiralananın tahliyesine yönelik olarak yapılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemi-
Süre bitimi nedeniyle kiralananın tahliyesine yönelik olarak yapılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemi-
Sözleşmedeki sürenin bitimini takip eden bir ay içinde kiralayanın, İİK'nun 272. maddesi gereğince icra dairesinden tahliye isteyebileceği gibi, dilerse mahkemeden de tahliye isteminde bulunabileceği, davacı tarafından tahliye talepli icra takibi de süre sonundan bir ay içerisinde davalı aleyhine başlatıldığı, her ne kadar mahkemece dava yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile reddedilmiş ise de, İİK’nun 275/2. maddesinde belirtilen kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair aynı kuvvet ve mahiyette bir belgenin dosyaya ibraz edilmediği, bu durumda kiralananın vasfının yargılamayı gerektirdiğinden bahsedilemeyeceği-
Tahliye taahhüdünün ilk sözleşme ile verilmediği, taahhüdün yenilenen sözleşmenin 9. maddesinde yer aldığının görüldüğü, tahliye taahhüdünün sözleşmenin özel kısımlar bölümüne yazılmış olmasının taahhüdü geçersiz kılmayacağı, davalının 01.01.2002 tarihinden itibaren kiracı olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, bu durumda taahhüt yasal unsurları taşımakta olup takipte süresinde yapıldığına göre davanın kabulü ile itirazın kaldırılması ve tahliyeye karar verilmesi gerekeceği-
Tahliye taahhüdü nedeniyle açılacak tahliye davasının TBK'nun 352/1 maddesi gereğince taahhüt edilen tarihi izleyen bir ay içinde açılması veya bu süre içinde taahhüde dayalı olarak icra takibi yapılmış olması gerekeceği, davacının 18.04.2016 tarihinde başlattığı takip ile adi yazılı nitelikteki 19.01.2016 düzenleme ve 05.03.2016 tahliye tarihli tahliye taahhüdüne dayanılarak kiralananın tahliyesini istediği, ancak taahhüt edilen tarihi izleyen bir aylık süre geçtikten sonra tahliye taahhüdüne dayanılarak başlatılan takibin süresinde olmadığı-
Borçlar Kanunu’nun adi kira hükümlerine tabi kira sözleşmelerinde kira süresi taraflarca tayin edilmesi halinde sözleşmenin sona erme halinin Borçlar Kanunu'nun 327. maddesinde düzenlendiği, bu madde hükmüne göre; kira sözleşmesinde açık veya örtülü biçimde bir süre belirlenmişse, kira sözleşmesinin bu sürenin sonunda kendiliğinden sona ereceği, sözleşmedeki sürenin bitimini takip eden bir ay içinde kiralayanın, İİK'nun 272. maddesi gereğince icra dairesinden tahliye isteyebileceği gibi dilerse mahkemeden de tahliye isteminde bulunabileceği, her ne kadar mahkemece dava yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile reddedilmişse de, davalı tarafça İİK’nun 275/2. maddesi uyarınca kiranın yenilendiğine veya uzatıldığına dair aynı kuvvet ve mahiyette bir belgenin dosyaya ibraz edilmediği, bu durumda davacı alacaklının, İİK’nun 272. maddesi uyarınca, dönem sonunda takip yaparak tahliye istemesinde bir usulsüzlük bulunmadığı-