İflas karar tarihinden önce borçlu hakkında başlatılan icra takibi ile tahliyesi istenen taşınmazın malikinin alacaklı olduğu, kiracı sıfatıyla taşınmazda bulunan müflis borçlunun mülkiyetinde bulunmadığı, söz konusu taşınmazın iflas masasına girecek müflise ait mal varlığı içerisinde yer almadığı görülmekle, İİK’nın 193. maddesinin somut olayda uygulanabilirliği bulunmadığından taşınmazın tahliyesine yönelik icra takibine müflis borçluya karşı devam edilebileceği-
Borçlu kiracı vekilinin başvurusu üzerine düzenlenen ...Noterliğinin ... nolu emanet tutanağında; taşınmazın 24.06.2023 tarihi itibariyle tahliye edildiğinin ve anahtarların noterlik tarafından teslim alındığının belirtildiği, bu emanet tutanağının alacaklı kiralayana 13.07.2023 tarihinde tebliğ edildiği, takip tarihinin ise 10.07.2023 olduğu tespit edilerek takip tarihi itibariyle alacaklı kiraya verene taşınmazın anahtarlarının emanet tutanağı ile birlikte noterliğe bırakıldığına ilişkin bir bildirim yapılmamış olduğundan bahisle takip tarihi itibariyle usulüne uygun bir anahtar teslimi yapılmadığı itirazın kaldırılması ile kiralanan taşınmazın tahliyesine karar verildiği-
Örnek 14 takipte takibin iptali talebine ilişkin uyuşmazlıkta temyiz kesinlik sınırının tespiti açısından bir yıllık kira bedelinin dikkate alınması gerektiği-
Uyuşmazlık tahliye taahhüdüne dayalı Örnek No:14 tahliye emrine ilişkin olup tahliye taahhüdü verilen taşınmaza ilişkin kira sözleşmesinde yıllık kira bedelinin 39.600,00-TL olduğu, bu haliyle Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile ihtilaf konusu miktarın temyiz kesinlik sınırının altında oduğu-
15.10.2019 tarihli kiraz sözleşmesi, 20.10.2019 tanzim 15.10.2022 tahliye tarihli adli tahliye taahhütnamesine dayanılarak 17.10.2022 tarihinde tahliye talepli takip başlatılmış, kiracının (borçlu) itirazında "... boş olarak tanzim edilmiş tahliye taahhütnamesini doldurarak tahliyesini istemektedir.....Tarafıma taşınmazın tahliyesi için süresinde bir ihtarname gönderilmediği için kira kontratı 1 yıl süreyle uzamıştır...." şeklinde beyanda bulunduğu, borçlunun bu beyanlarının, tahliye taahhüdündeki tarih ve imzaya açıkça itiraz niteliği taşımadığı, bu durumda alacaklının icra mahkemesine yaptığı itirazın kaldırılması başvurusunun kabulü gerekeceği, o halde, Bölge Adliye Mahkemesince, tahliye taahhüdüne dayalı tahliye şartlarının gerçekleştiği dikkate alınarak İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulü ile itirazın kaldırılması ve borçlunun kiralanan mecurdan tahliyesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle borçlunun istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekeceği-
Alacaklının takip hakkına ve takibin türüne yönelik itirazların ödeme emri tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra dairesine bildirmesi koşuluyla, itirazın kaldırılması ya da itirazın iptali aşamalarında icra mahkemesince ya da genel mahkemece tartışılacağı- Davacının ödeme emri düzenlenmesi ve tebliğe çıkartılması talebinin reddine dair müdürlük kararının kaldırılmasına, davacı-alacaklının talebi doğrultusunda icra dairesince ödeme emri düzenlenerek davalı-borçluya gönderilmesine karar verilmesi gerektiği-
Tahliye emri tebliğinde tahliye taahhüdü tarafına gönderilmekle kira sözleşmesinin gönderilmediği icra dosyasında tahliye emrinin ve ödeme emrinin düzenlendiği ve borçlunun imzaya itiraz ettiği olayda; tahliye taahhüdüne yapılacak itirazın müdürlüğe yapılması gerektiği ve mahkemeye bu konuda yapılan itirazların hukuki sonuç doğurmayacağı- Tahliye taahhüdüne dayalı icra takibinden ödeme emrininin borçluya tebliğ edilmemesi halinde ödeme emrinin düzenlenmesi hukuka aykırı olup iptalinin gerektiği-
Alacaklı yanca ödenmeyen kira alacaklarının tahsili ve tahliye amacıyla tedbir kararından sonra takip başlatılmış olup ara kararda belirtilen İİK.'nin 294/1. fıkrası gereği mühletten sonra kira alacaklarına ilişkin takip yapılamayacağından, İlk Derece Mahkemesince; 'tahliye talebinin reddine' karar verilmesi gerekeceği-
Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmış ise sözleşmenin tarafı olmayan eşin, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı haline geleceği ve dava konusu kiralananın aile konutu olması halinde dahi dava dışı eş takip tarihine kadar kiralayana bir bildirimde bulunmadığından kira sözleşmesinin tarafı haline gelemeyeceği- İcra takibinde haklılık durumunun takip tarihi itibariyle değerlendirilmesi gerektiğinden mahkemece açılan davanın bekletici mesele yapılmamasının da yerinde olduğu-
Borçlu kiracı hakkında tahliye taahhüdüne dayalı yapılan icra takibinde, borçlunun eşi olan 3. kişinin "TMK’nun 194/4. maddesi gereğince mecburi takip arkadaşlığı nedeniyle kendisinin de takibe dahil edilmesi talebine" ilişkin şikayetin reddine karar verildiği, borçlunun adresinde tahliye işlemi için gidildiğinde, borçlunun eşi üçünü kişiye tahliye için süre verildiği, icra mahkemesinin ret kararının bozulduğu ve bozma üzerine verilen karar ile şikayetin kabulüne dair verilen kararın 12. HD'nce onandığı ve kararın kesinleştiği, icra müdürlüğünce söz konusu karar gereğince 3. kişiye ödeme emri tebliğine karar verildiği, 3. kişi tarafından icra müdürlüğüne yapılan talep ile icra mahkemesi kararı kesinleşmediğinden taşınmazın 3. kişiye tesliminin istendiği, icra müdürlüğünce "İİK’nun 40. maddesi gereğince talebin kabulüne" karar verildiği uyuşmazlıkta, icranın iadesi İİK'nun 40. maddesinde düzenlenmiş olup, ilamlı icra ile ilgili bu hüküm, İİK'nun 366. maddesinin son fıkrası hükmü gereği icra mahkemesi kararları hakkında da uyulacağından, eski hale iade şartları oluşup oluşmadığı tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği- "Takibin ilamlı takip olmaması nedeniyle icra müdürlüğünce İİK’nun 40. maddesi gereğince işlem yapılamayacağı" şeklindeki kararın hatalı olduğu-
