HMK.m.166/1’in ikinci cümlesinde yer alan “….ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu ve iptali gerektiği-
Takibin başlatılmasından bir gün sonra ek takip talebi sunularak, takibe yeni bir borçlunun (avalistin) eklenmesi talebinin HMK m. 124/4 gereğince kabul edilebilir bir yanılgı olmadığı- Alacaklı tarafından, takipte taraf olarak gösterilmeyen avalist hakkında yeni bir takip başlatılarak, mevcut iki takibin birleştirilmesi yoluna gidilebileceği-
Her iki boşanma davası arasında bağlantı bulunduğundan davaların birleştirilerek görülmek suretiyle esas hakkında hüküm kurulması için kararın bozulmasına karar verilmesi gerektiği-
Kadın tarafından erkek aleyhine boşanma davası açılmış olduğu bildirildiğinden, davalar arasında bağlantı bulunduğuna göre eldeki boşanma davası ile kadın tarafından açılmış olan davanın birleştirilerek delillerin birlikte değerlendirilip davaların esası hakkında hüküm kurulması gerektiği-
Davalar arasında bağlantı bulunması durumunda, davaların birleştirilmesine karar verileceği- Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda bağlantının var sayılacağı-
Alacaklının İİK’nin 99. maddesine dayalı istihkak iddiasının reddi talebi (Asıl-birleşen dava)- Somut uyuşmazlıkta, hükmüne uyulan bozma ilamında, asıl ve birleşen dava ile ilgili ayrı ayrı karar verilmesi gerektiği belirtilmiş, ancak mahkemece tefhim edilen kısa kararda birleşen dava ile ilgili sehven hüküm kurulmadığı belirtilerek HMK‘nin 305. maddesine atıf yapılarak sadece asıl dava hakkında karar vermekle yetinilmiş ve hüküm muğlak bırakılmış olduğundan, hükmün bu hali ile infaza uygun olmadığı, mahkemece asıl ve birleşen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği, HMK'nin 297/2. maddesi gereğince sadece asıl davaya ilişkin hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu-
Tarafların yargılama devam ederken başka bir mahkemede anlaşmalı olarak boşandıkları, bu boşanma kararının kesinleştiği, tarafların anlaşmalı olarak boşanmış olmaları nedeniyle, daha önceden açılmış olan temyiz incelemesine konu eldeki boşanma davasında birbirlerine kusur izafe etmeleri mümkün olmadığı, haklılık araştırmasının da yapılamayacağı-
Anlaşmalı boşanma protokolü hükümleri dikkate alınarak ve taraflar duruşmaya çağrılıp bizzat beyanları da alınmak suretiyle boşanma ve fer'îleri ile diğer yönlerden karar verilmek üzere hükmün bozulması gerektiği-
Davalının ıslah dilekçesine karşı beyan süresi dolmadan karar verilmesinin davalı tarafın hukuki dinlenilme hakkını ihlal ettiği-
Bölge Adliye Mahkemesince, kararda asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı belirtilmesi, asıl ve birleşen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken, ilgili Yasa hükmüne aykırı olarak tek hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu-