Boşanmanın fer’i niteliğinde olmayan, boşanma davalarından bağımsız, edaya ilişkin takı bedelinden kaynaklanan tazminat alacağına ilişkin ilamların kesinleşmeden icraya konulabileceği-
Ücretten kesilmesi gereken vergiler ve sigorta primlerinin, ilgili kamu idaresine ödenmesi zorunluluğu borçlu işverene ait olduğu, alacaklının, ilam konusu bedelden bu kesintilerin düşülmesinden sonra kalan net miktar için ilamlı takip yapabileceği-
Mahkemece Yargıtay düzeltilerek onama ilamı doğrultusunda takip konusu reeskont faiz oranına göre yeniden hesaplanması ve dosya borcunun buna göre tespit edilmesi için kararın bozulması gerektiği-
İlamın infaz edilecek kısmının “hüküm bölümü” olduğu, diğer bir deyişle hükmün içeriğinin aynen infazının zorunlu bulunduğu; ilamda hüküm altına alınmayan hususlara dayalı olarak yorum, tahmin veya takdir yolu ile icra takibine geçilemeyeceği, ancak, bu konuda yeniden mahkemede dava açılarak alınacak ilama dayalı olarak yeni bir takip yapılabileceği-
İlamda 19.2.2002 tarihinden itibaren reeskont faiziyle birlikte davalı borçludan tahsiline karar verilmiş olduğundan, işlemiş faizin TC. Merkez Bankası reeskont faiz oranları üzerinden hesaplandığı 21.4.2011 tarihli rapor esas alınarak tesbiti gerektiği-
İlama aykırılık nedenine dayalı asıl alacağın ilamda yer almadığı, yargılama gideri alacağının fazla olduğu şeklindeki icra mahkemesine yapılan şikayetlerin süreye tabi olamayacağı-
İcra emrinin ilama uygun düzenlenmesi gerekeceği-
İcra mahkemesi kararlarının infazı için, kesinleşmesi zorunluluğunun bulunmadığı-
Borçlunun itirazına vaki genel mahkemede açılan itirazın iptali davasında davanın kısmen kabulüne karar verilmesi halinde, alacaklının bu ilamı aynı takip dosyasına ibrazla, asıl alacak yönünden önceki takibin sürdürülebileceği, asıl alacak yönünden yeni bir icra takibi yapılamayacağı; fakat alacaklının itirazın kısmen iptaline dair ilamdaki edayı içeren kısımlar olan %40 inkar tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama gideri gibi alacaklar yönünden yeni bir ilamlı icra takibi yapabileceği-