Önalım hakkının kullanılması için hak düşürücü sürenin ihalenin kesinleştiği tarihten itibaren başlatılması düşünülemeyip, dava açma tasarrufi bir işlem olduğuna göre üçüncü kişiler yönünden mülkiyet, iktisabın tapu kütüğüne tescil edilmesi ile doğacağından ve ancak bundan sonra tapu sicilinin aleniyetinden söz edilebileceğinden bildirim yapılmayan hallerde iki yıllık hak düşürücü sürenin tescil tarihinden itibaren başlamasının gerekeceği-
Muvazaalı şekilde yapılan bağış olarak gösterilen işlemin; asıl amacının davacının şufa hakkını kullanmasının engellenmesi olması halinde yapılan ilk satış nedeniyle davacının şufa hakkını kullanabileceği-
Dava iki yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 11.09.2007 tarihinde açıldığından, süre yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekeceği-
Medeni Kanunu’nun 733. maddesi satışın alıcı ve satıcı tarafından noter ihtarı ile diğer paydaşlara bildirilmesi yükümlülüğünü getirmişse de, anılan maddede bildirimin noter ihtarı ile yapılmasının yeterli görüldüğü ayrıca satışın esaslı unsurlarının da bildirimde yer almasına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği-
Önalım hakkı sadece payın üçüncü kişiye satışı halinde kullanılabilir; taşınmaz bağış yoluyla devredilmişse önalım hakkının doğmayacağı-
Önalım hakkından feragatin yazılı şekle tabi olacağı-
İntifa hakkının kurulmasının diğer paydaşlara onalım haklarını kullanma hakkı vermeyeceği-
Muvazaa iddiasının kanıtlanması yönünden yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda dava konusu payın değeri 46.800 YTL olarak saptanmış ise de muvazaa iddiası konusunda keşfin tek başına yeterli olmayacağı-
Önalım bedelinin tapuda gösterilen satış bedeli ile davalının ödediği harç ve giderlerin toplamından ibaret olacağı-
