Satış ilanı tebligatının "adresin dağıtım saatlerinde kapalı olup, yönetici .......'un sözlü beyanından firmanın adreste faaliyet gösterdiği öğrenildi, evrak ilgili mahalle muhtarına bırakıldı, haber kağıdı muhatabın kapısına yapıştırıldı, keyfiyet yöneticiye haber verildi" şerhi ile ............. tarihinde Tebligat Kanunu 21/1 maddesi kapsamında usulüne uygun yapıldığı- Dosya kapsamında vekilin davacı adına takip ettiği işlem, dava olmadığından vekile tebligat çıkartılması yönündeki talebin yerinde olmadığı- Kamu düzeni yönünden yapılan inceleme de herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığından ihalenin feshi talebinin reddi yönündeki kararın isabetli olduğunu ancak İİK’nın 134/5-3. maddesi gereğince, fesih gerekçeleri gözönünde bulundurulduğunda, şikayetin ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı ve Anayasa’nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi nazara alınarak şikayetçi borçlu aleyhine hükmedilen para cezasının, ihale bedelinin % 5’ine indirilmesi gerektiği-
Her ne kadar ilandaki ..... nolu taşınmaz yönünden düzetme ilanı borçluya ................. tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş ise de düzeltme ilanı yalnızca bu taşınmaz yönünden düzenlenmiş olup, bu tebliğ işlemi ile dosyadaki diğer taşınmazlar yönünden de satış yapılacağının öğrenilmesinin mümkün olmadığı- Arttırma bedelinin, malın tahmin edilen kıymetinin yüzde ellisini bulması ve satış isteyenin alacağına rüçhanı olan diğer alacaklar o malla temin edilmişse bu suretle rüçhanı olan alacakların mecmuundan fazla olması ve bundan başka paraya çevirme ve paraların paylaştırılması masraflarını aşması gerektiği, taşınmazın kıymetinin belirlenmesi için yapılan keşif ve bilirkişi masraflarının da tıpkı ilan giderleri gibi paraya çevirme masrafı olarak kabulü gerekeceği-
Borçlunun dava dilekçesinde tebligatta adı geçen şahıs ile aynı konutta ikamet etmediklerine dair iddiada bulunduğu ve yapılan kolluk araştırmasında tebligatta adı geçen ...........’in mernis adresinin “G.ler Mahallesi 1001. Sokak No:89 S. Adana” adresi olmasına karşın borçluya yapılan tebliğ adresinin “G.ler/Gerdan G.ler S. Adana” olarak tebliğe çıkarıldığı, işbu adres ile tebliğ mazbatasında adı geçen şahsın adresinin aynı adres olarak nitelendirilmesinin doğru olmadığı satış ilanının usulsüz tebliğ edildiğinin görüldüğü, bu tespitler karşısında, şikayetçi/borçlu ............’in şikayetinin kabulü ile, ihalenin bu şikayetçi açısından feshine karar verilmesi gerekeceği- Şikayetçi/borçlu ............ açısından ihalenin feshi talebinin reddi yerinde ise de, 7343 sayılı Kanun'la değişik İİK'nun 134/5-3 maddesi gereğince fesih gerekçeleri ve fesih isteyenin sıfatı gözönünde bulundurulduğunda davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı görülmekle, Anayasa'nın 13. maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alındığında ............. aleyhine ihale bedelinin %10'u olarak belirlenen para cezasının oranı fazla olup, davanın ihale sürecini uzatmaya matuf olmadığı da gözetilerek para cezasının hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun daha düşük bir oranda belirlenmesi gerekeceği-
Tebligatta muhatabın çarşıda olduğunu bildiren komşunun ad ve soyadı alınmadan ve haber verilen komşunun ad ve soyadı belirtilmeden yapılan tebligatın bu hali ile 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi ile Tebligat Yönetmeliği'nin 30 ve 35. maddeleri hükümlerine uygun yapılmadığından usulsüz olduğu- Dosyanın cevap dilekçesi ekinde borçlu murisin bizzat verdiği vekaletnamesinin bulunduğu oysa borçlu murisin ........... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin kararı ile kısıtlandığı, TBK'nun 513.maddesi uyarınca vekalet ilişkisinin kısıtlanma ile sona erdiği anlaşıldığından, ............... vekili sıfatıyla Av. ..............'na yapılan satış ilanı tebliğinin, yetkisiz vekile tebliğ edildiğinin anlaşıldığı- Şikayet eden borçlunun vasisine satış ilanının usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu-
Borca itiraz etmeyen borçluya ait taşınmazın satılması ve ihalenin kesinleşmesi üzerine yapılan sıra cetveli üzerine, alacaklı vekilinin dosyaya isabet eden paranın kendilerine ödenmesine dair talebinin, icra müdürlüğünce "icra takibinin, tüm borçlular yönünden kesinleşmemiş olması ve dosyadan gerçekleştirilen taşınmaz satışlarında satış ilanının taşınmaz maliki borçlu dışında diğer borçlulara da İİK.127.maddesi gereği tebliği gerekli iken tamamına tebliğ edilmediği, bu durumun farkedilmeden satışın yapıldığı, ihalenin ve sıra cetvelinin de kesinleştiği, yapılan işlemlerin geri çevrilme olanağının bulunmadığı, kesinleşen sıra cetvelinde alacaklı bankaya isabet eden paranın ödenmesi yönündeki talebin, takibin tüm borçlular yönünden kesinleşebilmesi için itirazın iptali davasının sonucunun beklenmesi gerektiği " gerekçesiyle reddine karar verildiği- Somut olayda borçlular arasında zorunlu takip arkadaşlığı bulunmadığı, hakkındaki takip kesinleşen borçlunun taşınmaz hissesinin satıldığı, icra müdürlüğünce sıra cetvelinin yapıldığı ve sıra cetvelinin kesinleştiği gözetilerek şikayetçi/ alacaklıya, sıra cetvelinde isabet eden paranın ödenmesi gerektiği-
Numarataj sisteminde yapılan incelemelere göre iç kapı numarasının inşaat projesine uygun şekilde düzeltildiği ve tebligatların mernis adresine yapıldığı anlaşıldığından, şikayetçi borçluya yapılan satış ilanı tebliğ işleminin usulüne uygun olduğu-
Şikayetçi "tebligatın kendisine ulaşmadığını" bildirdiğinden ve duruşmada aynı konutta oturmadığına yönelik beyanı karşısında yapılan kolluk araştırması neticesinde de tebligat yapılan kişinin "onun ile aynı konutta birlikte ikamet etmediği'' şeklindeki tespitten sonra, satış ilanı tebligatının usulsüzlüğü nedeniyle yapılan ihalenin feshine karar verilmesi yerinde olacağı-
Takip dosyasına ayrıca vekaletname sunulmamış olması, kıymet takdirine itiraz hakkındaki kararın dosyaya ibraz edilmiş olması karşısında, borçlunun takipte vekille temsil edildiği gerçeğini ortadan kaldırmayacağı- Satış ilanının vekil yerine asile tebliği usulsüz olup, İİK’nun 127. maddesi gereğince bu hususun başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu-Vekil ile takip edilen işlerde yukarıda belirtilen yasa maddeleri gereğince vekile tebligat zorunlu olduğundan asile yapılan tebligatın usulüne uygun olup olmamasının sonuca etkili olmadığı- İhalenin feshi talebinin usulden reddi gereken hâllerde duruşma yapılmadan da karar verilebileceği- Mahkeme, para cezasına hükmedecekse, oranını davacının ihale sürecini uzatma amacı ile hareket edip, etmediğine ve fesih iddiasının ağırlığına göre ölçülü şekilde belirlemesi gerekeceği- Para cezasının oranı, hem istinaf aşamasında, hemde temyiz aşamasında re' sen değerlendirileceği- davacı A. aleyhine ihale bedelinin % 1' i oranında para cezasına hükmedilmiş ise de, 7343 sayılı Kanun'la değişik İİK'nun 134/5-3 maddesi gereğince iddia edilen fesih gerekçeleri gözönünde bulundurulduğunda taktir edilen para cezası oranının düşük kaldığı, Anayasa'nın 13.maddesinde düzenlenen ölçülülük ilkesi de nazara alınarak ihale bedelinin %1' i oranında belirlenen para cezasının %5 oranında belirlenmesinin hak, nesafet ve ölçülülük ilkelerine uygun olacağı anlaşıldığından, her iki borçlu açısından da davanın reddine ile %5’i oranında tek bir para cezasına hükmedilmesi de gerektiğinden, hükmnün bu cihetle de bozulması gerektiği-
Satış ilanı tebligat parçasında muhatabın çarşıda olduğu beyanını veren kişinin en yakın komşu, kapıcı veya yöneticiden hangisi olduğu yazılı olmadığı gibi, haber verilen en yakın komşu, kapıcı veya yöneticinin adı ve kim olduğu da belirtilmediğinden yapılan tebliğ işleminin usulsüz olduğu-
Tüzel kişi şirketeyapılan satış ilanı tebligatı ''şirket sahibi ...vefat etmiştir'' şeklinde şerh düşülerek iade edilmiş olup, muhatap şirketin açık veya kapalı olup olmadığı belirtilmeksizin iade edilmesi üzerine, TK. 35'e göre şirketin ticaret sicili adresine tebligat yapılmış ise de; tüzel kişilere TK. 35'e göre tebligat yapılması için öncelikle iade edilen tebligatın, usulüne uygun olarak araştırılarak kanuna uygun şekilde iade edilmesi gerekirken, usulsüz şekilde yapılan tebligatın iadesi üzerine çıkartılan TK. m .35 kapsamındaki tebligat işleminin de usule uygun olmayacağı- Şikayetçi tüzel kişi şirketin tek yetkilisinin ölümü üzerine aksi karar alınıncaya kadar temsile yetkili olarak seçilen kişiye, ayrıca gerçek kişi olarak takipte taraf olması nedeni ile satış ilanı tebliğ edilmiş olsa da; çıkarılan tebligat şirket adına yapılmış ve öğrenilmiş sayılamayacağı- İİK 127 gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya (varsa vekiline) tebliğ edilmemiş olmasını veya usulsüz tebliğ edilmesinin başlı başına ihalenin feshi sebebi olduğu-