TÜRK BORÇLAR KANUNU > - Genel Hükümler > - Borçların ve Borç İlişkilerinin Sona Ermesi, Zamanaşımı > - Zamanaşımı > - A. Süreler > Madde 146 - I. On yıllık zamanaşımı
Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde uygulanacak zamanaşımı BK’nun 128. maddesine göre tespit edilecek muacceliyet tarihinden itibaren aynı kanununun 126/4 maddesinde ifade edilen 5 yıllık süre olup,davalı yanca ileri sürülen zamanaşımı definin belirtilen bu süreye göre değerlendirilerek bir sonuca varılması gerekirken, somut olayda uygulama yeri olmayan BK’nun 125. maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımı süresinin kabul edilip sonuca varılmasının doğru olmadığı-
Takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde borcun zamanaşımına uğradığının belirlenmesi halinde icranın geri bırakılmasına karar verileceği- Genel haciz yolu ile başlatılan takip kesinleştiğine ve icra takibinin dayanağı belge genel kredi sözleşmesi olduğuna göre, zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu ve alacalı tarafından açılan tasarrufun iptali davasının zamanaşımını kesmeyeceği-
Dava dilekçesinde belirtilen harca esas değer dışında kalan alacak miktarı bakımından, zamanaşımının işlemeye devam edeceği- Yabancı mahkeme kararının kesinleştiği tarih ile ıslah tarihi arasında kanunda belirtilen 10 yıllık zamanaşımı süresi geçtiğine göre mahkemece ıslahla artırılan miktar bakımından davanın reddine karar verilmesinin isabetli olduğu-
Davanın konusu olan bir taşınmazın değeri belirlenirken; cins ve nev'i, yüzölçümü, değeri etkileyebilecek tüm nitelik ve unsurlar, varsa imar durumu vergi beyanı, resmi kurumlarca yapılmış değer takdirleri, arazilerde taşınmaz malın mevki ve koşullarına göre olduğu gibi kullanılması durumunda getirebileceği net gelir; arsa ise emsal satışlara göre olması gereken satış değeri, taşınmazda yapı var ise, resmi birim fiyatları, maliyet hesapları ve yıpranma payı ile bedelin saptanmasında etkili olacak diğer objektif ölçülerin göz önüne alınmasında zorunluluk olduğu-
Davalıya ait evde bulunan tüm eşyaların davacıya aynen iadesi olmadığı takdirde bilirkişi raporundaki bedellerinin ödenmesine karar verilmiş ise de, mahkemece davacı tarafından talep edilen eşyaların davacıya ait olup olmadığının araştırılıp, tarafların tüm delilleri toplanarak varsa tanıklar dinlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği- Davaya konu misli nitelikteki eşyalar zaman içerisinde yıpranıp değer kaybına uğradığından yıpranma payının hesaplanıp düşülmesi gerektiği-
Tapu işlemleri, kadastro tespit işlemlerinden başlayarak birbirini takip eden işlemler olup tapu kütüğünün oluşumu aşamasındaki kadastro işlemleri ile tapu işlemleri bir bütün oluşturduğundan, bu kayıtlarda yapılan hatalardan devletin kusursuz sorumluluğunun kabul edilmesinin gerekeceği; bu işlemler nedeniyle zarar görenlerin, 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde zararlarının tazmini için adli yargıda dava açabilecekleri-